MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; davalı kurumca, tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan 1094 ada 38 parsel sayılı taşınmazın 03.05.2004-02.11.2004 tarihleri arasında müvekkili tarafından kullanıldığından bahisle 12.575,00 TL ecrimisil bedeli ve 2.913,28 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 15.4888,28 TL’nin 17.04.2007 tarihinde tahsil edildiğini, ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle ... 5. İdare Mahkemesi’nin 2006/1978 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, Mahkemece ecrimisil ihbarnamesinin iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, 25.06.2012 tarihinde 15.488,28 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle ödenmesi talep edilmesine rağmen, İdarece yalnızca 15.488,28 TL’nin ödendiğini belirterek, 15.488,28 TL’nin 17.04.2007’den 25.06.2012 tarihine kadar olan 7.341,44 TL yasal faizinin ödeme tarihine kadar faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; tahsilat ve iade arasında geçen sürede işlemiş faiz talebinin idari işlemle ilgili olduğu gerekçesiyle görevsizlik sebebi ile dava dilekçesinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2886 Sayılı "Devlet İhale Yasası"nın 75 inci maddesinde "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan malların gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden (Ticaret Odası, Sanayi Odası, borsa veya bilirkişiler) sorulmak suretiyle 13. maddede gösterilen komisyonca (ilgili idare memurunun başkanlığında en az bir uzman veya maliye memuru) takdir ve tespit edilerek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz. Ecrimisil fuzuli şagil tarafından ödenmez ise 6183 Sayılı “Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur..." hükmü öngörülmüştür.
Gerçekten de; 2886 Sayılı Yasa'nın 75.maddesine göre, Hazine'ce ecrimisil ihbarnamesinin düzenlenip tebliği işleminden sonra, ecrimisil gerekmediği veya fazla talep edildiği iddiasına dayalı olarak ihbarnamenin iptaline yönelik işlerin ve davaların idari nitelikte bulunduğu çözüm yerinin idari yargı olduğu kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; davada, ecrimisil ihbarnamesinin iptali talebi olmaksızın, ecrimisil bedeli ödemesinden kaynaklı faiz talep edilmektedir. Bu durumda ise, davaya bakmaya idari yargı değil, adli Yargı yeri görevli olduğundan taraf delilleri toplanarak davanın esası hakkında karar vermek gerekirken, yargı yolu bakımından davanın reddine karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nın 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine, 26.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.