MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, tarafların tamamının ...mirasçıları olduklarını, mirasçıların tamamı arasında 20.11.2008 tarihinde noterde düzenleme şeklinde miras taksim sözleşmesi yapıldığını, buna göre; muris adına kayıtlı 676 ada 43 ve 44 parsel, 318 ada 10 parsel, 13134 ada 10 parsel, 16717 ada 19 parsellerin davacılar ... ..., parselin ise davalı ... adına olacak şekilde taksim edildiğini, bu taksim sözleşmesine dayanarak iş bu davanın davacıları tarafından ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesin’de 2013/239 Esas sayılı dosyasıyla tapu iptal ve tescil davası açıldığını, davanın 31.12.2013 tarihinde kabul edildiğini ve miras taksim sözleşmesindeki şekliyle davacılar adına ¼ er hisse ile 676 ada 43 ve 44 parsel, 318 ada 10 parsel, 13134 ada 10 parsel, 16717 ada 19 parsellerin tesciline karar verildiğini, davacılar adına tescile karar verilen 676 ada 43 ve 44 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin belediye tarafından 18. madde uygulaması gerçekleştirildiğini, uygulama sonucu söz konusu parsellerde meydana gelen eksilme nedeniyle muris adına 26883 ada 3 parselde 13/2400 hisse, 26884 ada 8 parselde 39/2400 hisse, 26887 ada 2 parselde 857/2400 hisse ve 26885 ada 1 parselde 17/2400 hisse verildiğini, muris adına tescil edilen bu parsel ve hisselerde daha önce yapılan taksim sözleşmesi gereği davalının payının olmaması gerektiğini, bu nedenle muris adına kayıtlı 26883 ada 3 parselde 13/2400 hisse, 26884 ada 8 parselde 39/2400 hisse, 26887 ada 2 parselde 857/2400 hisse ve 26885 ada 1 parselde 17/2400 hissenin tapusunun iptali ile davacılar adına ¼ eşit hisseli olarak tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; açılan davayı kabul ettiğini davacıların talebi doğrultusunda karar verilmesini beyan etmiştir.
Mahkemece; taraflar arasında herhangi bir hukuki ihtilafın bulunmadığı, davaya konu edilen hususların tarafların bizzat müracaat etmek suretiyle tapu sicil müdürlüğünden gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu, davacıların dava açmada hukuki yararlarının bulunmadığı, ayrıca taraflar arasında ... 3. Noterliğinde 20.11.2008 tarih ve 27783 yevmiye numaralı sözleşmeye dayanılarak dava konusu 26883 ada 3 parsel, 26885 ada 1 parsel, 26887 ada 2 parsel ve 26884 ada 8 parsel numaralı taşınmazların tapu kaydının sözleşme tarihinden önce 2005 yılında 3194 sayılı yasanın 18. maddesinin uygulanması sonucu tesis edildiği, delil olarak sunulan miras taksim sözleşmesinde bu taşınmazlar ile ilgili herhangi bir tasarrufun söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 676 . maddesinde paylaşma sözleşmesi düzenlenmiş olup buna göre paylaşma sözleşmesi tüm mirasçıların katılımı ile yazılı şekilde yapılmalıdır. Somut olaya gelince; muris ...’in 13.05.2004 tarihinde vefatı üzerine mirasçıları davacılar ..., ..., ile yine mirasçı olan davalı ... arasında ... 3. Noterliğinde 20.11.2008 tarih ve 27783 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde rızai miras taksim sözleşmesi yapılmıştır. Sözleşmede açıkça 676 ada 43 parsel 9091 m2 taşınmaz ile 676 ada 44 parsel 8460 m2 taşınmazlar davacılara bırakılmıştır. Mahkemenin gerekçe yaptığı İdari nitelikli imar uygulaması TMK 676. madde hükmüne göre taraflarca geçerli olarak yapılmış miras taksim sözleşmesini ortadan kaldırmaz. Kaldı ki davalının da açıkça davayı kabul beyanı bulunmaktadır. O halde, mahkemece miras taksim sözleşmesi ve kabul beyanına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, dosya içeriğine uymayan düşüncelerle usul ve yasaya aykırı şekilde yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.