MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Muhdesat Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ...velisi ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen, 19790 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki apartmanın 14 nolu dairesini dört duvar halindeyken satın alarak oturulabilir hale getirdiğini, davalı ...'ın murisi ...'ın ise taşınmazda sadece hisse satın aldığını ve kendisine verilecek daire bulunmadığını açıklayarak, 14 nolu dairenin vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... velisi tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir.
Her ne kadar Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki;
1-Muhdesat aidiyetinin tespiti davalarında, ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tüm tapu maliklerinin davada taraf olmaları zorunludur.
Dosya içeriğindeki tapu kaydından, dava konusu muhdesatın üzerinde yer aldığı 19790 parsel sayılı taşınmazda taraflar dışında başka paydaşların da bulunduğu anlaşılmaktadır.
Ne var ki, taşınmazda pay maliki görünen bir kısım kişilere, davada, ilgili kişi sıfatıyla muhtıra gönderilmiş, bir kısım pay maliki ise (... davalı gösterilmediği gibi muhtıra da gönderilmemiştir.
Ortaklığın giderilmesine ilişkin dava dosyasının aslı veya onaylı örneği dosya arasında bulunmadığından, tapuda kayıt maliki olarak gözüken ve davada davacı ve davalı olarak yer alan taraflar dışındaki diğer paydaşların, ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında davaya konu muhdesatın davacı tarafa ait olduğunu kabul edip etmedikleri anlaşılamamaktadır. Kayıt malikleri ortaklığın giderilmesi davasında, muhdesat iddiasını açıkça kabul etmemiş iseler, eldeki davada kayıt maliklerine ilgili kişi sıfatıyla davetiye gönderilmesi yeterli olmayıp, davada davalı olarak yer almaları gerekeceğinden, davada taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığı belli değildir. Taraf koşulu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden araştırılması gerekir.
2-Dava dilekçesinde, davalı ...'ın, ... mirasçısı olduğu beyan edilmesine rağmen, Mahkeme kararında davalının ... mirasçısı olduğu bilgisine yer verilmiştir. Dosya arasındaki belgelerde, davalı ...'ın kayıt maliklerinden kimin mirasçısı olduğuna dair bilgi bulunmadığından bu konuda duraksama oluşmuştur.
3-Mahkeme tarafından, her ne kadar karar gerekçesinde, “yapılan yargılama sonucu toplanan deliller ile tüm dosya kapsamından dava konusu taşınmazda 3. Kat 14 nolu dairenin kaba inşaat halinde davacı ... tarafından bedeli ödenerek satın alındığı, kendi emek, mesai ve masrafı ile daireyi davacının bugünkü haline getirdiği ve halen de kullanımını sürdürdüğü”bilgilerine yer verilmiş ise de, hangi bilgi, belge ve delillere göre bu tespite ulaşıldığı açıklanmamıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş; Ortaklığın giderilmesi davasında, davacı tarafın muhdesat iddiasını açıkça kabul eden pay malikleri dışındaki maliklerin, sağ olanların kendisine, ölmüş olanların mirasçılarına davada davalı olarak yer vermek ve davalı ...'ın kayıt maliklerinden kimin mirasçısı olduğuna yönelik belgeleri dosyaya kazandırmak açısından davacı tarafa süre ve imkan tanınması, ondan sonra muhdesatın kim tarafından, ne şekilde, kimin nam ve hesabına yapıldığı hususunda taraf delillerini toplayarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalı ... Velisinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.