MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili ; davacının satın aldığından beri zilyetliğinde bulunan, yanlış ve eksik toprak tevzi sırasında dağıtılmak üzere Hazine adına tescil edilen ancak hak sahiplerine dağıtımı yapılmadan toprak tevzi çalışmalarının durması sonucu tescil işlemi gerçekleştirilmeyen dava konusu 20 parselin 17,75 dönümünün Hazine adına olan tescilinin iptal edilerek davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulüne, dava konusu 20 parsel sayılı taşınmazın alınan bilirkişi ve rapor krokisinde (A) harfiyle gösterilen 17.750 m2 yüzölçümündeki alanın ifrazı ile Hazine adına kayıtlı tapunun iptaline belirtilen alanın yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... oğlu ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm; davalı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; toprak tevzi işlemlerinin eksik ve hatalı yapılması sonucunda Hazine adına tescil edilen tapunun iptali ve davacı adına tescili talebine ilişkindir.
Dava konusu 20 parsel sayılı taşınmaz bölgede Temmuz 1964 tarihinde mülga 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu’na göre 19 nolu Komisyon tarafından yapılan çalışmada 03.09.1965 tarihinde Hazine adına tescil edilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile Hazine adına olan tapu kaydının iptaline ve davacı adına tapuya tesciline karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Dosya içeriğine göre; dava konusu 20 parsel belirtmelik tutanağı örneği dosya içerisinde bulunmadığından Hazine adına ne şekilde belirtilerek tescil edildiği dosya kapsamından anlaşılmamaktadır. Yine komşu parsellere ilişkin tutanaklar ve dayanak belgeler de bulunmamaktadır. Buna göre; Mahkemece yapılması gereken iş; dava konusu 20 parsel taşınmaza ait okunaklı belirtmelik tutanağı ile komşu parsellere ait kayıt ve dayanak belgelerin getirilmesi, yeniden fen, mahalli bilirkişiler ve tanıklar aracılığıyla dava konusu parselin bulunduğu yerde keşif yapılması, tablendikatif listesinde 20 parsel numarasıyla gösterilen dava konusu parselin onaylı ve okunaklı suretleri getirtilen belirtme tutanağındaki karşılık parsel numarasının fen bilirkişisince belirlenmesi, oluşturulacak krokide gösterilmesi, bu şekilde duraksamaya yer vermeksizin tespitinden sonra belirtme tutanağına göre 20 parselin belirtme tutanağındaki niteliğinin, menşeinin varsa uygulanan kayıtların belirlenmesine çalışılması dosya arasına getirilecek olan diğer belirtme tutanaklarına göre bu mevkideki taşınmazların bir kısmının meradan veya mütegayyip eşhastan kaldığının anlaşılması durumunda yerel bilirkişi ve tanıklardan bu durumun sorulup belirlenmesi, belirtme tutanağındaki ya da toprak tevzi paftasındaki komşu parsellere ilişkin revizyon gören kayıtların getirtilerek zemine uygulanması, dava konusu 20 parselin ne nitelikte ve kim olarak gösterildiğinin belirlenmesi, bundan ayrı dava konusu taşınmazlara belirtme tutanağı sırasında uygulanan vergi kaydı ya da eski tarihli tapu kaydının bulunması halinde söz konusu kayıtların da getirtilerek yerel ve teknik bilirkişilerle zemine uygulatılması, yine yerel bilirkişi ve tanıklardan toprak tevzi tapu tarihi olan 1965 yılından geriye doğru en az 20 yıla ulaşan zilyetlik süresinin doldurulup doldurulmadığının sorulup belirlenmesi, bu nedenle 1965 yılından geriye 20 yıl öncesini bilebilecek yaşta olan yerel bilirkişi ve tanıkların 6100 sayılı HMK'nın 243, 244 ve 245. maddeleri uyarıca keşif yerine davetiye ile çağrılmaları ve taşınmaz başında dinlenilmelerinin sağlaması, tüm bu eksiklikler giderildikten sonra toplanmış ve toplanacak deliller göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.