MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; dava konusu 52, 74 ve 98 parsel sayılı taşınmazların, 4753 sayılı Yasa uyarınca yapılan çalışmalara konu edildiğini ve vekil edeninin taşınmazlara uzun süredir zilyet olduğunu, ne var ki 4753 sayılı Yasa uyarınca yapılan çalışmalar sonucunda taşınmazların Hazine adına tescil edildiğini ve Hazine adına tescil edilen yerlerin hak sahiplerine dağıtılmadığını açıklayarak, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında 98 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasını 93 parsel olarak ıslah etmiş ve 98 parsel sayılı taşınmaza yönelik talebinden feragat etmiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuş, davalı ... ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, davaya konu edilen 52 ve 74 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına olan kayıtlarının iptali ile ... adına tesciline, 98 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın ise feragat nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, toprak tevzi işlemlerinin eksik ve hatalı yapılması sonucunda, Hazine adına tescil edilen tapu kayıtlarının iptali ve davacı adına tescili talebine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazlar, bölgede 1964 tarihinde, mülga 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu’na göre, 19 nolu Toprak Tevzi Komisyonu tarafından yapılan çalışmada Hazine adına tescil edilmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, davaya konu edilen 52 ve 74 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına olan kayıtlarının iptali ile ... adına tesciline, 98 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Dosya içeriğine göre; 4753 sayılı Yasa'ya göre kurulan 19 nolu Toprak Tevzi Komisyonu tarafından 1964 yılında yapılan çalışmada, belirtme tutanakları düzenlenerek belirtme numarası verilen her bir taşınmaza revizyon gören vergi kayıtları belirtilerek, işgalcileri, komisyon çalışması kapsamında kalan belirtme numarası verilen taşınmazların bir kısmının firari ve mütegayyip şahıslardan, bir kısmının ise Hazine'ye ait taşınmazlar ile meradan elde edildiği belirtilmek suretiyle menşei açıklanmıştır. Komisyonca oluşturulan belirtme tutanağından sonra komisyon tarafından yeni parsel numaraları verilmek suretiyle tablendikatif oluşturulmuş ve buna göre dağıtım yapılmıştır. Ne var ki mahkemece dava konusu yapılan ve Toprak Tevzi Komisyonunca parsel numarası verilen dava konusu parsellerin 1964 yılında yapılan belirtme tutanağındaki karşılığı belirlenmemiştir.
Buna göre;
Mahkemece, davaya konu taşınmazların, Hazine adına olan tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tedavülleriyle birlikte getirtilip dosya arasına konulması, yeniden fen, mahalli bilirkişiler ve tanıklar aracılığıyla 52 ve 74 sayılı parsellerin bulunduğu yerde keşif yapılması, tablendikatif listesinde gösterilen dava konusu parsellerin onaylı ve okunaklı suretleri getirtilen belirtme tutanağındaki karşılık parsel numaralarının fen bilirkişisince belirlenmesi, oluşturulacak krokide gösterilmesi, bu şekilde duraksamaya yer vermeksizin tespitinden sonra belirtme tutanağına göre 52 ve 74 parsellerin belirtme tutanağındaki niteliklerinin, menşeinin varsa uygulanan kayıtların belirlenmesine çalışılması, dosya arasında bulunan belirtme tutanaklarına göre bu mevkideki taşınmazların bir kısmının meradan veya mütegayyip eşhastan kaldığının anlaşılması durumunda yerel bilirkişi ve tanıklardan bu durumun sorulup belirlenmesi, belirtme tutanağındaki ya da toprak tevzi paftasındaki komşu parsellere ilişkin revizyon gören kayıtların getirtilerek zemine uygulanması, dava konusu 52 ve 74 numaralı parsellerin ne nitelikte ve kim olarak gösterildiğinin belirlenmesi, bundan ayrı dava konusu taşınmazlara belirtme tutanağı sırasında uygulanan vergi kaydı ya da eski tarihli tapu kaydının bulunması halinde söz konusu kayıtların da getirtilerek yerel ve teknik bilirkişiler aracılığıyla zemine uygulatılması, yine yerel bilirkişi ve tanıklardan, toprak tevzi tespit tarihinden geriye doğru en az 20 yıla ulaşan zilyetlik süresinin doldurulup doldurulmadığının sorulup belirlenmesi, yaşları itibariyle bilip bilemeyeceklerinin göz önünde bulundurulması, taşınmazların miras bırakanlarından kalması halinde taksim bağış, satış vs. olguları üzerinde durulması, tüm bu eksiklikler giderildikten sonra toplanmış ve toplanacak deliller gözönünde bulundurularak bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 04.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.