MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, taraflar arasında 24.4.1990 tarihli "özel taksim anlaşması ve beyanımızdır" başlıklı sözleşme ile dava konusu 208, 360, 524, 575 ve 715 parsel sayılı taşınmazlarda tarafların ortak mirasbırakanı adına kayıtlı hisselerin vekil edenine ait olacağının kararlaştırıldığını ileri sürerek sözleşme gereğince dava konusu taşınmazlarda davalı adına kayıtlı hisselerin iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, zamanaşımının dolduğunu, davaya konu sözleşmenin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, BK 125. madde uyarınca zamanaşımı süresinin aşılmış olduğu gerekçesiye davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm; davacı, vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 24.4.1990 tarihli sözleşme ile dava konusu taşınmazlarda hisse sahibi olan ortak mirasbırakan ...'in hisselerinin davacıya ait olacağı, davalının taşınmazlarda hak iddia etmeyeceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
TMK'nun 676. , 677/1 maddesi hükümlerine göre; terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Mirasçılar arasındaki devirler için söz konusu olan bu yazılı şeklin adi yazılı olarak yapılması yeterlidir.
Ortak mirasbırakan ya da elbirliği şeklinde tüm mirasçılar adına kayıtlı bulunan tapulu taşınmazlardaki miras paylarının, mirasçılar arasında harici olarak yazılı senetle satışı geçerli bulunmakta ise de; söz konusu satış senedine dayanılarak iptal ve tescil davasının açılabilmesi için başta geçerli olarak yapılan mirasçılar arasındaki harici satış senedinin geçerliliğini koruması gerekir. Başka bir anlatımla, mirasçılar arasında yapılan harici satış sözleşmesinden dönülmemiş olması gerekir.
Somut olayda; dava konusu 208,360, 575, 715 parsel sayılı taşınmazlarda bir kısım hisselerin tapulama/ komisyon kararına dayalı olarak ortak mirasbırakan ...adına kayıtlı iken, tapuda yapılan 24.7.2012 tarih 4990 yevmiye numaralı işlem ile paylı mülkiyet şeklinde mirasçılara intikal ettiği, paylı mülkiyete geçiren intikal işlemine davacı ve davalı tarafın vekilleri aracılığı ile katıldıkları görülmüştür. Bu durumda, dava konusu hisseler tarafların katılımı ve tapuda yapılan resmi işlemle, elbirliği mülkiyetinden paylı mülkiyete çevrilerek, paylı mülkiyet şeklinde taraflar adına tescil edildiğine göre, tarafların 24.4.1990 tarihli "özel taksim anlaşması ve beyanımızdır" başlıklı harici miras payının satış iradesinden dönüldüğünün kabulü gereklidir.
Hal böyle olunca, Mahkemece, tarafların vekilleri aracılığı ile tapuda yaptıkları 24.7.2012 tarih 4990 yevmiye numaralı işlem ile bu işlemden daha önce yapıldığı anlaşılan "özel taksim anlaşması ve beyanımızdır" başlıklı sözleşmeden dönüldüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de, ret kararı sonuç itibariyle doğru görüldüğünden davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru görülen mahkeme hükmünün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile davacıdan 10.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.