MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar-karşı davalılar vekili ile davalı-karşı davacı vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı- karşı davalılar Hanifi ve ..., 06.08.2008 tarih, 8468 yevmiye nolu ... 3. Noterliği’nce düzenlenen ‘‘Düzenleme Şeklinde Miras Payının Devri Sözleşmesi’’ ne dayanarak ortak mirasbırakanlar ...ve ...’dan kalan miras paylarının iptali ile tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı- karşı davacı ..., asıl davanın reddini savunduktan sonra gabin ve hile nedeniyle iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürerek söz konusu sözleşmenin iptaline ve asıl davanın da reddine karar verilmesini ileri sürmüştür.
Mahkemece, ...’nın yanıltılarak söz konusu sözleşmenin imzalatıldığı, iradesinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle karşı davanın kabulü ile 06.08.2008 tarihli sözleşmenin iptaline davacı- karşı davalı ... ve ...’nın iptal ve tescille ilgili taleplerinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı- karşı davalı ... ve ... vekili ve davalı- karşı davacı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Davacı- karşı davalılar ... ve ...’nın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Taraflar arasındaki düzenleme şeklindeki miras payının devri sözleşmesinin yapıldığı 06.08.2008 tarihinde, dava konusu yapılan 302, 303, 337, 341, 352 ve 628 parseller ortak kök mirasbırakan Abdülgazi Avcı’dan kalan hisseler yönünden davacılar ve davalı arasında paylı mülkiyet hükmüne tabi, ortak mirasbırakan ...’nın 7/28 payı yönünden ise, henüz intikal etmediğinden elbirliği mülkiyetine tabidir. Yine dava konusu 1312 parselin tamamı halen ortak kök mirasbırakan ... (Abdülgazi) Avcı adına tapuludur. Başka bir anlatımla, dayanak noter sözleşmesine konu taşınmazlardan 1312 parsel elbirliği, diğerleri ise babadan kalan pay yönünden paylı mülkiyete geçilmek suretiyle miras malı olmaktan çıkarılmış olup, sadece ... adına kayıtlı olan 7/28 pay yönünden elbirliği şeklindedir. Anılan sözleşmede, payları devralan ... tarafından ödenmesi kararlaştırılan 1.500,00 TL tüm miras payları karşılığıdır.
Ne var ki, TMK md. 706, TBK md. 237, Tapu Kanunu md 26, Noterler Kanunu md 60 ve 89 uyarınca tapuda kayıtlı taşınmazların ancak tapu memuru önünde resmi şekilde yapılan devri geçerlidir. TMK’nun 677. maddesinin uygulanabilmesi için taşınmazın elbirliği mülkiyeti hükmüne tabi olması gerekir. Dosya arasındaki tapu kayıtlarından da anlaşıldığı gibi sözleşme tarihi itibariyle sözleşmeye konu taşınmazlardan 6 adetinde babadan gelen pay miras payı olmaktan çıkmıştır. Bu durum sözleşmenin tamamını etkileyecek bir unsur olup sözleşmenin tamamını geçersiz kılar. Zira, ödenecek satış bedeli ve diğer satış koşulları anılan esas yönündeki anlaşmaya göre belirlenir. 06.08.2008 tarihli düzenleme şeklinde miras payının devir sözleşmesinin esaslı unsurlarının dolayısıyla tamamının geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ret kararının verilmesi doğru değil ise de, sonuç itibariyle sözleşmenin iptaline ve dolayısıyla tapu iptal tescil davasının reddine karar verilmesi doğru görülmüştür.
Davalı- karşı davacı ...’nın vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece, karşı davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen, davalı- karşı davacı vekili lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamıştır. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nın ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı- karşı davalıların temyiz isteminin reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı- karşı davacının temyiz itirazının kabulüne; hükmün 8. bendi olarak “ AAÜT gereği hesap edilen 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacı- karşı davalılardan alınarak davalı- karşı davacıya verilmesine’’ ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 8,20 TL'nin temyiz eden davacılar-karşı davalılardan alınmasına, istek halinde peşin harcın temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, 14.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.