MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3.kişi vekili; 13.01.2015 tarihli hacze konu malın mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu öne sürerek istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı 3. kişinin dayandığı faturanın tek başına istihkak iddiasının ispatı için yeterli olmayıp, her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğu, 3. kişinin fatura bedelinin ödendiği iddiasını ve aynı nitelikteki makinenin bozulmuş olması nedeniyle mahcuzu satın aldığı iddiasını kanıtlayamadığı,mahcuzun 3. kişinin iş yerinde değil, yakın bir adreste haczedildiği,borçlu şirketin mahcuz ve diğer makinelerini farklı adreslere bıraktığı, böylece alacağın tahsilini önlemek amacıyla davrandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre;dava konusu haczin, borçluya ödeme emrinin tebliğ adreste yapılmadığı, dosyanın tarafları ile ilgisi bulunmayan ve haciz adresinde faaliyet gösteren işletmenin yetkilisinin mahcuzun kendisine ait olmadığını, yeri olmadığı için arkadaşı 3. kişi tarafından haciz adresine bırakıldığını beyan ettiği, vergi kayıtlarına göre 3. kişinin 2004 yılından bu yana hacizli malın niteliği ile uyumlu şekilde mobilya işleri ile uğraştığı, bilirkişi raporuna göre davacı 3. kişinin dayanağı olan ve borçlu şirket tarafından düzenlenen faturanın 3. kişinin defterlerinde kayıtlı olduğu gibi mahcuzun da demirbaş olarak defter kayıtlarında yer aldığı anlaşılmıştır. Buna göre, mülkiyet karinesi davacı 3. kişi lehine olup davanın İİK m. 96 gereğince 3. kişi tarafından açılması ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmaz. Mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.
Davalı alacaklı tarafından delil olarak gösterilen takip dosyası, ihtiyati haciz kararı,takibin devamına ilişkin mahkeme kararı ve mahcuza ilişkin fotoğraflar mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli değildir.
O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 06.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.