MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, dava konusu 250 parsel sayılı taşınmazın taraflar arasında müşterek olduğunu, davacının babası ...’ın fiili taksim uyarınca kullandığı bölüme 2 katlı ev yaptığını, davalı ... tarafından bu iddianın ortaklığın giderilmesi davasında kabul edilmediğini, bu nedenle dava konusu taşınmaz üzerindeki bu 2 katlı evin davacının murisi ...’a ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
Davalı ... tarafından dosyada verilmiş bir cevap dilekçesi mevcut olmamakla birlikte davalı 10.11.2014 tarihli 1. celse beyanında davanın reddini savunmuşsa da daha sonraki 24.06.2015 tarihli 4. celse beyanında; açılan davayı kabul ettiğini, davaya konu olan 2 katlı evin davacının babası olan ... tarafından yapıldığını beyan etmiştir.
Mahkemece; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan müteveffa ... mirasçıları tarafından kullanılan evin davacının murisi ... tarafından meydana getirildiği, bu hususun son celsedeki beyanı ile davalı tarafından da kabul edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne ve dava konusu 250 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve fen bilirkişi ...’un 14.05.2015 tarihli raporunda kırmızı renkle boyalı olarak gösterilen ve zeminde 138,14 m2 alana sahip 2 katlı kargir evin davacının murisi Süleyman ve Ayşe oğlu 12.01.1947 doğumlu ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; muhdesatın tespitine ilişkindir.
1) Davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmemiştir.
2) Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir.
Ayrıca, az yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nın 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacılar yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları oranında, elbirliği mülkiyetin söz konusu olması halinde ise miras payları oranında sorumlu tutulmaları gerekir.
Somut olaya gelince; dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu 250 parsel ahşap ev ve bahçesi vasfındaki taşınmazın tapuda 10.11.2006 tarihinde intikal yoluyla 3/60'ar hisse ile muris ...’ın çocukları ..., ..., ..., ... ve... adına, 15/60 hissesi ...’ın eşi ... adına, geri kalan ½ hisse ise 12.02.2014 tarihinde satış ve birleşme yoluyla ... oğlu ... adına paylı mülkiyet şeklinde kayıtlıdır. Hükme esas alınan 14.05.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda, tapu sicilinde cinsi ahşap ev ve bahçesi olarak gösterilen evin zeminde olmadığı, zeminde 138,14 m2 alana sahip 2 katlı kargir ev olduğu tespit edilmiş olup 25.05.2015 tarihli inşaat bilirkişi raporuna göre davacının murisi tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilen 2 katlı evin değeri 151.954,00 TL olarak belirlenmiştir. Tapu kaydına göre davacıya ait pay 3/60, davalıya ait pay ise ½'dir. ... mirasçısı olan diğer tapu malikleri davada taraf olarak gösterilmemiş olup dava yalnızca ½ hisseye sahip ...’a karşı açılmıştır. Davalı ...’ın payına düşen dava değeri 75.977 TL bu miktar üzerinden alınması gereken karar ve ilam harcı 5.189,88 TL olup 512,35 TL peşin harç alınmıştır. Tamamlama harcı ise yatırılmamıştır. O halde davalıdan alınması gereken harç davalının payı oranında belirlenen 5.189,88 TL den peşin alınan 512,35 TL nin mahsubu ile 4.677,53 TL olduğu halde alınması gereken harcın 151.954,00 TL üzerinden hesaplanıp 10379,98TL kabul edilerek peşin alınan 512,35 TL mahsup edilmek suretiyle davalının kabul beyanı da nazara alınarak Harçlar Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca 2/3'üne tekabül eden miktarın ise 3.118,35 TL olması gerekirken 6.578,42 TL ye hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.
Dava açılırken dava değeri 30.000 TL olarak belirtilmiş olup İnşaat bilirkişisince muhdesat değeri 151.954 TL hesaplanmışsa da davacı vekili tarafından tamamlama harcı yatırılmamıştır. O halde vekalet ücreti belirlenirken yukarıda açıklanan hususlar da dikkate alınarak başlangıçta gösterilen değer olan 30.000 TL üzerinden karar tarihi olan 2015 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 3.600 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 151.954,00 TL üzerinden hesaplanan 14.517,24 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; hükmün 2. paragrafındaki “10.379,98 TL ” yazan kısmının çıkarılarak yerine “5.189,88 TL”yazılmasına, aynı paragrafın “9.867,63 TL” olan kısmının çıkarılarak yerine “ 4.677,53 TL” yazılmasına, yine aynı paragrafın “6.578,42 TL” yazan kısmının çıkarılarak “ 3.118,35 TL” yazılmasına, hükmün 3 paragrafındaki “14.517 TL” yazan kısmının çıkarılarak yerine “3.600 TL”yazılmasına Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.