MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı alacaklı ve davacı 3.kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine 17. Hukuk Dairesinin 25.03.2014 gün ve 2012/14869 Esas, 2014/4334 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacı 3.kişi vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı 3.kişiler vekili, ... 2.İcra Müdürlüğünün 2012/2645 sayılı takip dosyasından, davacıya ait malların 12.04.2012 tarihinde haczedildiğini belirterek davanın kabulü ile menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu ve davacı 3.kişinin ortak olduğunu, hacizli malların borçlu tarafından satın alındığını ve haciz adresine teslim edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, haciz yapılan inşaatın davacıya ait olduğu, borçlu ve davacı arasında yasal bir bağ bulunmadığı, dava konusu mallar alacaklı tarafından borçluya satılsa bile, bunların 3.kişi tarafından satın alınmış olabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklının ve davacı 3. kişi vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2012/14869 Esas, 2014/4334 Karar sayılı, 25.03.2014 tarihli kararı ile ... 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/102 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılarak kesinleşen sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş; Daire kararına yönelik davacı 3. kişi vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulduğundan dosya yeniden incelenmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2012/14869 E., 2014/4334 K. sayılı bozma kararında sonucunun bekletici mesele yapılması istenilen, ... 2.Ağır Ceza Mahkemesi dosyasıyla ilgili taraf beyan dilekçelerindeki bilgilerden hareketle yapılan UYAP sorgulamasında, aralarında davacı 3. kişi ... ile borçlu şirketin yetkilisi ...'ın da bulunduğu sanıklar hakkında yapılan yargılama sonucu Mahkemece, aradaki anlaşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve buna göre atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanıkların beraatine karar verildiği ve 2014/53 K. sayılı bu kararın, karar düzeltme talebinin incelendiği tarihte, halen Yargıtay 15. Ceza Dairesinde bulunduğu tespit edilmiştir.
Bu doğrultuda; ceza mahkemesi kararının halen temyiz aşamasında olması, beraat kararının verilmesinde dayanılan gerekçe ve İİK'nin 96/son maddesi birlikte değerlendirilerek dosyanın esası yeniden incelenmiştir.
Dava İİK'nin 96 ve devamı maddelerine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2012/14869 Esas, 2014/4334 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere, dava konusu malların alacaklı tarafından borçluya satıldığı ve haciz adresine teslim edilen mallar olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı 3.kişi, bu malların bedelinin borçlu ile imzalanan 12.03.2012 tarihli sözleşme ile borçlunun borcuna karşılık alındığını, haciz yapılan inşaatın kendilerine ait olduğunu ve mülkiyetin 3.kişiye geçtiğini ileri sürmüştür.
Dosyadaki bilgilere göre; dava konusu haczin yapıldığı yerin takip borçlusuyla ilgisi kurulamadığından somut olayda mülkiyet karinesi davacı 3. kişi yararına olup, davalı alacaklının bu karinenin aksini ispat etmesi gerekmektedir.
Az yukarıda da ifade edildiği üzere, davalı alacaklı dava konusu malların alacaklı tarafından borçluya satıldığını ve haciz adresine teslim edilen mallar olduğunu iddia etmiş, davacı 3. kişi de bu malların bedelinin borçlu ile imzalanan 12.03.2012 tarihli sözleşme ile borçlunun borcuna karşılık alındığını ileri sürmüştür. Bu nedenle, davalı alacaklının dava konusu malların borçluya satışına dair iddiasının gerçekliğin araştırılması önem arz etmekte olup, davalı alacaklı da tarafların ticari defter kayıtlarına ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanmaktadır.
Bu sebeple, davacı 3. kişilerin, davalı alacaklı ve takip borçlularının tutmaları zorunlu ticari defterlerinin getirtilerek taraflarca gösterilen faturaların, sevk irsaliyelerinin, mahcuzların kendi uhdelerinde kalmasına yol açan hukuki ilişkilerle ilgili kayıt ve ödemelerin tarafların ticari defterlerine işlenip işlenmediği, işlenmişse bu defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı hususlarının yapılan ödemeler ve varsa banka kayıtları da dikkate alınarak açıklığa kavuşturulması, bu araştırma ve inceleme sonucu elde edilen bilgilerin dosyada bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı bulunmuş, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2014 tarihli, 2012/14869 E., 2014/4334 K. sayılı bozma kararının kaldırılarak hükmün açıklanan değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2014 tarihli, 2012/14869 Esas, 2014/4334 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASI ile yerel mahkemenin 11.09.2012 gün 2012/32 Esas 2012/94 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince değişik gerekçe ile BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar tashihi isteyene iadesine 25.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy