MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili, takibe dayanak ilamın alacaklı tarafından 4. İcra Müdürlüğü'nde icra takibine konu edildiğini, takip dayanağı kararın Yargıtayca bozulması üzerine bozmadan sonra mahkemesince verilen kararın ise 27. İcra Müdürlüğü'nde icra takibine konu edilerek mükerrer takip başlatıldığını belirterek mükerrer olan takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; tarafları aynı olan ve aynı ilamdan kaynaklanan alacakların tek bir takip üzerinden tahsili mümkün iken, makul ve kabul edilebilir bir gerekçe olmadan ayrı bir takip başlatılmasının borçlunun daha fazla zarara uğramasına sebep olacağından bahisle, şikayetin kabulüne ve takibin iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK'nun 18. maddesine göre, İcra mahkemesine arz edilen hususlarda basit yargılama usulü uygulanır. Şu kadar ki, talep ve cevaplar dilekçe ile olabileceği gibi icra mahkemesine ifade zaptettirmek suretiyle de olur. Aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasını ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir.
Somut olayda; alacaklı vekilinin, ilk takibe konu alacakların borçlulardan .... tarafından ödenerek icra dosyasının infazen işlemden kaldırıldığını, derdest takip bulunmadığını belirterek şikayetin reddini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Alacaklının savunması karşısında; Mahkemece İİK'nun 18. maddesi gereğince duruşma açılarak taraf beyanları alınmalı, yukarıda belirtilen hususların tespiti yapıldıktan sonra sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile evrak üzerinden karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın istek halinde iadesine
16.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verimdi.
Full & Egal Universal Law Academy