MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı 3. kişi vekili, ... 9. İcra Müdürlüğünün 2013/79 Talimat sayılı dosyası ile mülkiyeti davacılardan ...'e ait olan taşınmazda haciz yapıldığını, söz konusu haciz esnasında taşınmazın mütemmim cüzü olan ve kiracılarla, üçüncü kişilerle icra dosyasındaki borçlu ile ilgisi bulunmayan üç adet elektrik trafo panelinin haczedildiğini, yapılan haczin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, hacze ve şikayete konu menkul malın Manunun tanımladığı anlamda bütünleyici parça olmayıp eklenti olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 04/02/2011 tarihli ve 27836 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 1 Ekim 2011 tarihinde yürürlüğe giren 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 120. maddesi gereğince davacının yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, 16/10/2014 tarihli celsede 90,00 TL ek gider avansını iki haftalık kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verildiği ve sonuçları ihtar edildiği halde davacı vekili tarafından iki haftalık kesin süre içerisinde ek gider avansının yatırılmadığı, H.M.K. 114/1-g maddesi gereğince gider avansının yatırılması dava şartlarından olup davacı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde ek gider avansı yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle şikayetin H.M.K 115/2. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı 3. kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun harç ve avans ödenmesi başlıklı 120. maddesine göre, “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, Mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” Anılan Kanun'un 114. maddesinin “g” bendinde, gider avansının dava şartlarından olduğu belirtilmiştir. Dava şartlarının incelenmesini düzenleyen 115. maddesinde “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” denilmiştir.
Adalet Bakanlığı tarafından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. maddesi gereğince hazırlanan gider avansı tarifesi ile buna ilişkin tebliğ, 30.9.2011 tarih ve 28070 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmıştır. 01.10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren tarifenin 3. maddesinde, gider avansının, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş; 4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, bilirkişi ücreti vs.) gözetilerek belirlenen tahmini yargılama giderinin, gider avansı olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır.
Somut olayda, Mahkemece talep edilen 90,00 TL, HMK 120’de anlamını bulan ve dava şartı olan gider avansı değil, HMK’nin 324. maddesinde ifade edilen delil ikame avansıdır. HMK madde 324 gereğince bu avansın açık olarak, kalem kalem gösterilmesi gerekmektedir. 16.10.2014 tarihli ara kararda ise bu şekilde bir belirleme yapılmamış olup, davacı vekiline yapılan ihtaratın da geçerli olmadığının kabulü gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirmeyle bahsi geçen 90,00 TL’nin delil ikame avansı olarak değil de dava şartı olan gider avansı olarak değerlendirilmesi isabetsizdir.
Ayrıca, HMK 324.maddesinde bahsi geçen delil ikame avansı yatırılmadığı takdirde delil avansını yatırmayan tarafın o delilden vazgeçmiş sayılacağı hususu da nazara alınmadan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi de doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişiler vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366 ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMUK'un 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 18/09/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.