MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
... ile ... ve müşterekleri ile dahili davalılar ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.03.2013 gün ve 97/71 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi dahili davalı temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, eklemeli zilyetlik ve TMK 713/2. maddesi uyarınca dava konusu 13 ada 22, 66 ada 11 ve 65 ada 10 parsel sayılı taşınmazlarda davalılar adına tapuda kayıtlı bulunan hisselerinin iptali ile vekil edenleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan, ..., ...,... ve ... imzaları onaylı dilekçelerinde davayı kabul ettiklerini bildirmişlerdir. Davalı vekili davanın reddini savunmuş, diğer davalılar yargılama oturumlarına katılmamışlardır.
Mahkemece, TMK'nun 713/2. maddesi koşullarının davacılar yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 13 ada 22 parsel, 66 ada 11 parsel ile 65 ada 10 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adlarına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklama ve tüm dosya kapsamına göre istek, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK'nun 713/2. fıkrasında yer alan “maliki 20 yıl önce ölmüş...” veya "maliki tapu kütüğünden kim olduğu anlaşılamayan " hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK'nun 713/1 ve 2. fıkraları gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
1-Dava konusu taşınmazlar 1981 yılında yapılan kadastro çalışmalarında senetsizden tespitleri yapılarak 13 ada 22 parsel sayılı taşınmaz 1/2'şer paylı olarak ... adlarına, 66 ada 11 ve 65 ada 10 parsel sayılı taşınmazlar ise; 6/9 payı ... 1/9'ar payı .... ... adlarına yazılmış, kadastro tespiti itirazsız olarak 01.10.1985 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir. Tapu kayıtlarında dava tarihine kadar herhangi bir intikal yapılmamıştır. Dava konusu 66 ada 11 ve 65 ada 10 parsellerde 6/9 pay malik...e ait mirasçılık belgesine göre mirasçıları davacı ile davayı kabul eden davalılardır. Usulen imzaları onaylı kabul beyanları esas alınarak anılan taşınmazlardaki 6/9 oranındaki paylar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalı vekilinin 13 ada 22 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 66 ada 11 ve 65 ada 10 parsellerdeki 1/9'ar paylara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Kural olarak, tapu iptali ve tescil davalarında, dava, kayıt malikine, kayıt maliki ya da malikleri ölüyse mirasçılarına yöneltilerek açılır. Her ne kadar, kayıt malikleri davalı gösterilerek dava açılmış ise de daha sonra, davaya yasal hasım olduğu gerekçesiyle ve ... da dahil edilmiştir. TMK’nun 713/2. fıkrasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davalarında ancak kayıt malikinin mirasçı bırakmadan ölmüş olması halinde TMK’nun 501. maddesi uyarınca son mirasçı sıfatıyla dava ’ye yöneltilerek açılır veya daha sonra bu durumun anlaşılması halinde anılan madde gereğince dava ’ye yöneltilir. Bu davalarda belediyenin hiç bir durumda husumeti bulunmamaktadır. Belediye yönünden davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerekir. Mahkemece yapılan araştırma sonucunda 13 ada 22 parsel sayılı taşınmazın 1/2'şer payı malikleri, 66 ada 11 ve 65 ada 10 parsellerde ise 1/9'ar pay sahipleri olan ... çocukları ...n ve .. mirasçıları oldukları kabul edilerek davaya dahil edilen diğer davalıların (... ve müştereklerinin) anılan pay maliklerinin mirasçıları olup olmadıkları dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Yazılan müzekkerelere verilen cevaplara göre mirasçı oldukları kabul edilerek davaya dahil edilip taraf teşkilinin sağlandığı düşüncesiyle dava görülüp sonuçlandırılmıştır. Diğer bir deyişle, dahili dava edilen gerçek kişilerin, anılan kayıt maliklerinin mirasçıları olup olmadıkları konusunda duraksama bulunmaktadır. Bu nedenle öncelikle, mahkemece, kayıt malikleri... çocukları ... ve ...nin hasımlı veraset belgesinin alınması için davacı tarafa süre ve imkan tanınması, veraset davasında ’nin hasım olarak gösterilmesi, alınacak veraset belgesine göre mirasçılarının bulunduğunun anlaşılması durumunda davanın mirasçılarına yöneltilmesi, böylece taraf teşkilinin açıklandığı biçimde sağlanması, ondan sonra davada dayanılan hukuki sebepler ayrı ayrı göz önünde bulundurularak toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu aşamada 'nin taraf durumunu almasında hukuki yararı bulunmakta olup temyiz isteği yerindedir. Ancak, kayıt maliklerinin mirasçılarının belirlenmesi halinde 'nin hukuki yararı ortadan kalkmaktadır.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının (1.) bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25.2.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.