MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Mal Müdürlüğü Müdürü tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; dava konusu 195 ve 198 parsellere 4753 sayılı Yasa uyarınca çalışmalar yapıldığını, 198 parselin davacı tarafından ... ’dan satın alındığını; 195 parselin ise davacının babasından eklemeli zilyet olduğunu, eklemeli zilyetliğinin 20 yılı aşkın olduğunu, ne var ki 4753 sayılı Yasa uyarınca yapılan çalışmalar sonucunda taşınmazların Hazine adına tescil edildiğini ve Hazine adına tescil edilen yerlerin hak sahiplerine dağıtılmadığını ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden de olmadığını ileri sürerek dava konusu 195 ve 198 parsellerin tapu kayıtlarının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulüne, dava konusu 195 ve 198 parsellerin hazine adına kayıtlı tapularının iptaline, davacı ... oğlu ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm; davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; toprak tevzi işlemlerinin eksik ve hatalı yapılması sonucunda hazine adına tescil edilen tapunun iptali ve davacı adına tescili talebine ilişkindir.
Dava konusu 195 ve 198 parsel sayılı taşınmazlar bölgede Temmuz 1964 tarihinde mülga 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu’na göre 19 nolu Komisyon tarafından yapılan çalışmada 03.09.1965 tarihinde Hazine adına tescil edilmişlerdir. Mahkemece davanın kabulü ile Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptaline ve davacı adına tapuya tesciline karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Dosya içeriğine göre; 4753 sayılı yasaya göre kurulan 19 nolu Toprak Komisyonu tarafından taşınmazların başında Temmuz 1964 yılında yapılan çalışmada belirtme tutanakları düzenlenerek belirtme numarası verilen her bir taşınmaza revizyon gören vergi kayıtları belirtilerek işgalcileri, komisyon çalışması kapsamında kalan belirtme numarası verilen taşınmazların bir kısmının firari ve mütegayyiplerden, bir kısmının ise hazineye ait taşınmazlar ile meradan elde edildiği belirtilmek suretiyle menşei açıklanmıştır. Komisyonca oluşturulan belirtme tutanağından sonra komisyon tarafından yeni parsel numaraları verilmek suretiyle tablendikatif oluşturulmuş ve buna göre dağıtım yapılmıştır.
Ne var ki; mahkemece dava konusu yapılan ve toprak komisyonunca parsel numarası verilen dava konusu 195 ve 198 parsellerin 1964 yılında yapılan belirtme tutanağında “bugünkü şagilleri tarafından tasarruflarına ait herhangi bir tasarruf belgesi ibraz edilemediğinden fuzuli olarak işgal ettikleri anlaşılmakla” şeklinde tespit yapılmış olup taşınmazların karşısında açma oldukları yazılmış ve davacının zilyetlik süresinin 1965ten geriye 20 yıllık süre tereddüte yer vermeksizin belirlenememiştir. Buna göre; Mahkemece yapılması gereken iş; dava konusu 195 ve 198 parsel taşınmazlara ait belirtmelik tutanakları yanında getirilmiş veya getirilecek komşu parsellere ait kayıt ve dayanak belgelerin, yeniden uzman bilirkişiler, mahalli bilirkişiler ve tanıklar aracılığıyla dava konusu parselin bulunduğu yerde uygulanacak şekilde keşif yapılması, tablendikatif listesinde 195 ve 198 parsel numarasıyla gösterilen dava konusu parsellerin onaylı ve okunaklı suretleri getirtilen belirtme tutanağındaki karşılık parsel numarasının fen bilirkişisince belirlenmesi, oluşturulacak krokide gösterilmesi, bu şekilde duraksamaya yer vermeksizin tespitinden sonra belirtme tutanağına göre 195 ve 198 parsellerin belirtme tutanağındaki niteliğinin, menşeinin varsa uygulanan kayıtların belirlenmesine çalışılması dosya arasına getirilecek olan diğer belirtme tutanaklarına göre bu mevkideki taşınmazların bir kısmının meradan veya mütegayyip eşhastan kaldığının anlaşılması durumunda yerel bilirkişi ve tanıklardan bu durumun sorulup belirlenmesi, belirtme tutanağındaki ya da toprak tevzi paftasındaki komşu parsellere ilişkin revizyon gören kayıtların getirtilerek zemine uygulanması, dava konusu 195 ve 198 parsellerin ne nitelikte ve kim olarak gösterildiğinin belirlenmesi, bundan ayrı dava konusu taşınmazlara belirtme tutanağı sırasında uygulanan vergi kaydı ya da eski tarihli tapu kaydının bulunması halinde söz konusu kayıtların da getirtilerek yerel ve teknik bilirkişilerle zemine uygulatılması, yine yerel bilirkişi ve tanıklardan toprak tevzi tapu tarihi olan 1965 yılından geriye doğru en az 20 yıla ulaşan zilyetlik süresinin doldurulup doldurulmadığının sorulup belirlenmesi, bu nedenle 1965 yılından geriye 20 yıl öncesini bilebilecek yaşta olan yerel bilirkişi ve tanıkların 6100 sayılı HMK ‘nın 243., 244 ve 245. maddeleri uyarıca keşif yerine davetiye ile çağrılmaları ve taşınmaz başında dinlenilmelerinin sağlaması , tüm bu eksiklikler giderildikten sonra toplanmış ve toplanacak deliller göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.