MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu 101 ada 15 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın ikinci katının vekil edeni ... tarafından her türlü malzeme ve işçilik giderleri karşılanmak suretiyle yaptırıldığını belirterek binanın ikinci katı için tapunun beyanlar hanesine vekil edeni ...'a ait olduğuna ilişkin şerh düşülmesine, olmazsa maliyet belirlemesi sonucu ulaşılacak rakamın parasal değer olarak vekil edenine ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, öncelikle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, bu davanın görülebilmesi için muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işleminin olması gerektiğini, ancak bu taşınmaz hakkında desdest bir dava bulunmadığını, dava konusu taşınmazın tamamının vekil edeni tarafından yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Davacı vekilinin muhdesatın tespiti ve beyanlar hanesine şerh verilmesi istemine ilişkin temyiz itirazları incelendiğinde; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Dava, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın tespit edilerek beyanlar hanesine şerh verilmesi olmazsa alacak istemine ilişkindir.
Terditli (kademeli) davalarda (6100 sayılı HMK 111. md), davacı aynı davalıya karşı aralarında hukuki veya ekonomik bağlantı bulunan birden fazla talebini aralarında aslilik ve fer'ilik ilişkisi kurarak aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Terditli davalardaki taleplerden biri asıl taleptir; ikincisi fer'i taleptir. Davacı, ilk önce asıl talep hakkında karar verilmesini ister, yardımcı talebini ise asıl talebin reddedilmesi ihtimali için yapar. Mahkeme de, davacının asıl talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer'i talebi inceleyemez ve karara bağlayamaz.
Somut olayda, davacı vekili dava konusu muhdesatın vekil edenine ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesine olmazsa muhdesatın maliyetinin belirlenmesi ve ulaşılacak rakamın parasal değer olarak vekil edenine ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davacının, tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesi talebi yanında alacak talebi de mevcuttur. Ancak, mahkemece bu istek yönünden bir inceleme yapılmamıştır.
O halde, mahkemece yapılacak iş, davacının az yukarıda belirtilen terditli talebi olan alacak talebi hakkında toplanacak olan deliller değerlendirilerek sonucuna göre olumlu olumsuz karar verilmesi olmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.