MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, borçlu hakkında yürütülen takip nedeniyle haczedilen... plakalı aracın müvekkili tarafından borçluya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satıldığını ve teslim edildiğini, müvekkilinin araç satışından kaynaklanan alacağını tahsil edemediğinden, halen aracın müvekkilinin mülkiyetinde olduğunu, bu nedenlerle araç üzerindeki haczin kaldırılmasına, ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, sözleşmenin muvazaalı olduğunu kaldı ki bu sözleşmeden haberdar olmalarının mümkün olmadığını iddia ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, mülkiyeti saklı tutma sözleşmesi TMK’nun 764.maddesine uygun şekilde noterde düzenlenme şeklinde yapılarak devralanın yerleşim yeri noterliğindeki özel sicile kaydedilmiş olmakla, Yasanın aradığı koşulları taşıyan geçerli bu sözleşme ile mülkiyetin satıcı üzerinde kalarak alıcıya geçmeyeceği, alıcının ancak satış bedelinin tamamını ödedikten sonra malın sahibi olacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, mevcut sözleşmeden davalı alacaklının haberdar olmasının mümkün olmadığı bu nedenle davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, aynı nedenle davacı vekili lehine ücreti vekalet takdirine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı 3.kişi vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava konusu araç, trafik kaydına haciz konulmasından önce üçüncü kişi tarafından 10.12.2010 tarihinde Noterde düzenleme şeklinde mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla yapılan satış sözleşmesi ile borçluya satılmış, aynı tarihte aracın trafik kaydı üzerine mülkiyet şerhi işlenmiştir. Her ne kadar, davalı taraf sözleşmeden haberdar olmalarının mümkün olmadığını iddia etmekte ise de; haciz tarihi itibari ile hacze konu aracın trafik kaydı üzerinde mülkiyet şerhi bulunduğundan davanın açılmasına sebebiyet vermeyen davacı 3.kişinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması ve davacı 3.kişi lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy