MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın süreden reddine karar verilmiş olup hükmün davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, 19.12.2012 tarihinde müvekkiline ait malların haczedildiğini, haczedilen mahcuzun müvekkili adına faturası bulunduğunu belirterek haciz işleminin iptalini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı 3.kişi ile borçlu arasında organik bağ olduğunu, tek bir şirket gibi hareket ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, haciz tarihinin 19/12/2012 olduğu, haciz yerinde hazır bulunan üçüncü kişinin 7 gün içinde istihkak davasını açma hakkı olmasına rağmen, davacı üçüncü kişinin bu 7 günlük sürede İİK 96. maddeye göre dava açmadığı gerekçesiyle, davanın süreden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, İİK'nin 96 ve devamı maddelerine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasına ilişkindir.
İİK'nin 96/3. maddesi uyarınca, malın haczini öğrenen borçlu veya üçüncü şahsın öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunması gerekir, aksi halde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. Yedi günlük süre hak düşürücü mahiyette olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda, dava konusu haciz 19.12.2012 tarihinde borçlunun adresinde ve borçlunun sigortalı çalışanı huzurunda yapılmış olup sigortalı çalışan 3. kişi lehine istihkak iddiasında bulunmuştur. Borçlunun sigortalı çalışanı 3. kişi lehine istihkak iddiasında bulunmaya yetkili değildir. Eldeki dava doğrudan açılmıştır. Bu durumda davanın haczi öğrenme tarihine göre yedi gün içinde açılması gerekir ki, Yargıtay'ın ve Dairemiz'in yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir. Davacı 3. kişi haciz sırasında hazır olmayıp, takip dosyasına sunduğu istihkak iddiasını bildirir dilekçesi de bulunmamaktadır. Bu durumda dava konusu haczin dava tarihinden önce öğrenildiğine dair dosya içerisinde bilgi ve belge bulunmamaktadır. Bu durumda davanın süresinde açıldığının kabul edilmesi gerekir.
Mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın süresinde açılmadığından bahisle ret kararı verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366 ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.9.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy