MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 07.04.2015 gün ve 90/167 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.06.2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili ... ve karşı taraftan davalı ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, asıl davada, müvekkili ile davalı ... TAŞ'nin 5160 ada 33 parsel sayılı taşınmazda paylı mülkiyet hükümleri uyarınca paydaş olduklarını, taraflar arasında düzenlenen protokol gereği davacı adına kaydedilmesi gereken arsa payının davalı adına kaydedilmiş olduğunu beyanla, davalı adına tescil edilen fazla arsa payının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş; birleşen davada, ... parselde bulunan hissesini davalı A.Ş.'ye sattığını, davacının taşınmazda paydaş olması nedeniyle öncelikle satın alma hakkının davacıya ait olduğunu beyanla...aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının bu dava için bekletici mesele yapılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, asıl davanın kesin hüküm nedeniyle, birleşen davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, verilen karar Dairemizin 29.11.2013 tarih 2012/14436 Esas 2013/18014 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dairemizin ...sayılı bozma kararından sonra davacı vekili tarafından verilen 09.06.2014 tarihli dilekçede davacı tarafın asıl davasına ...leyhine tazminat davası olarak devam ettiğini bildirmesine, dava konusu 5160 ada 33 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu 31.01.2011 tarihinde ...ada 13 parsel sayılı parsellere ifraz görmesi ile oluşan 11526 ada 13 nolu parselin birleşen dava davalısı ... adına, ...yüzölçümü ile tam hisse olarak davacı adına tescil edilmesine göre Mahkemece konusuz kalan birleşen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme yapılarak birleşen davanın reddi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
2-) Davacı vekilinin ... aleyhine açılan asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, Dairemizin...Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği görülmektedir. Şöyle ki; dava konusu 5160 ada 33 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu 31.01.2011 tarihinde oluşan ifrazdan sonraki tapu kayıtları dosya arasına alınmakla birlikte, ifraza esas imara ilişkin belgelerin Mahkemece getirtilmediği, gibi bozma ilamında gösterilen yol izlenmeyerek dosyanın bu işten anlayan kadastro fen elamanı veya tapu müdürüne tevdi edilerek pay oranlarını gösterir rapor alınması yoluna gidilmeden harita mühendisi bilirkişiden rapor alındığı, anılan 02.03.2015 tarihli bilirkişi raporu bozma ilamında sözü edilen 09.08.2011 tarihli bilirkişi raporu ile çeliştiği halde bu çelişki üzerinde de durulmadan karar verildiği görülmektedir.
Şu halde; Mahkemece yapılacak iş; dava konusu parselin tapu kaydının ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm paydaşları ve pay oranlarını iktisap sebeplerini gösterir biçimde, ifraz ve imar durumları da gözönünde tutularak bugüne kadar geçirdiği tüm intikalleri açıklar şekilde...'nden getirtilip dosya arasına konulması, parselin ifrazına ilişkin evrakların eksiksiz olarak getirtilmesi, pay oranlarının sağlıklı bir biçimde saptanabilmesi için bu işten anlayan bir kadastro ve tapu bilirkişisine dosyanın tevdi edilerek pay oranlarını gösterir rapor alınması, dosyaya sunulan raporlar ile özellikle 09.08.2011 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyanlarının alınması, anılan raporlar ile arasında çelişki oluştuğu takdirde çelişkinin giderilmesinin istenmesi, gerek görüldüğü taktirde Mahkemece yeniden keşif yapılması, davacının iddia ettiği gibi davalı adına kaydedilen fazla arsa payı bulunup bulunmadığının keşfen ve uzman bilirkişilerce duraksamaya yer olmayacak şekilde belirlenmesi gerekirken bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeyerek eksik araştırma ve inceleme ile sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen dava hakkında, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl dava hakkında davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulanan Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.350,00 TL Avukatlık Ücreti'nin birleşen davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 5.026,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy