MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 366 ada 169 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan AVM binasının vekil edeni ... Belediyesi tarafından inşa edildiğinin tespiti ile mükliyet hakkının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmaz üzerinde yer alan AVM binasının davacı ... tarafından ... 3. Noterliği'nin 11.5.2000 tarih 4984 yevmiye nolu sözleşmeye dayalı olarak davalı Hazinenin pay sahibi olmasından önce inşa edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerindeki bodrum+zemin kat olmak üzere toplam 5910 m2 miktarındaki AVM (binanın) mülkiyetinin ... Belediyesine ait olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından, Hazineye ait 366 ada 155 parsel sayılı taşınmazın 20.3.1986 tarihinde yapılan ifraz işlemi ile 366 ada 160, 161 ve 162 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, 160 parsel sayılı taşınmazın 24.4.1986 tarihinde alım yoluyla ... Belediyesi'ne devredildiği, yine 155 parsel sayılı taşınmazdan ifraz olan 161 parsel sayılı taşınmazın da imar planında yol olması nedeni ile bedelsiz yola terkin edildiği, yola terkin edilen bu kısmın 12.09.2000 tarih 736 sayılı encümen kararına istinaden ihdas yoluyla 28.9.2000 tarihinde ... Belediyesi adına 168 parsel numarası altında tapuya kaydedildiği, dava konusu 6566,16 m2 yüzölçümündeki , arsa vasfındaki 366 ada 169 parsel sayılı taşınmazın ise ... Belediyesi'nin 3.10.2000 tarihli encümen kararına istinaden 366 ada 160, 168 ve 166 parsel sayılı taşınmazların tevhidi işlemi ile 6.10.2000 tarihinde ... Belediyesi adına tapuya tescil edildiği görülmüştür. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1.5.2002 tarih, 2001/148 Esas ve 2002/392 Karar sayılı hakem sıfatı ile görülen dava dosyasında, davacı Hazine tarafından yola terkin edilen 161 parsel sayılı
taşınmazın özel mülkiyete dönüştürülerek diğer parseller ile birlikte 169 parsel sayılı taşınmazı oluşturduğu, 169 parsel sayılı taşınmazın 1453 m2'lik kısmının Hazine'ye ait olduğunun tespitine karar verilmesi talep edilmiş, Mahkemece, 161 parsel sayılı taşınmazın sonradan oluşan 168 parsel sayılı taşınmaz ile sınırlarının aynı olduğu, 171 m2'lik kısımda ... Satış Mağazasının bulunduğu, diğer kısımların otopark ve yan bahçe olarak kullanıldığı, bu kısımların kullanımının imar planına uygun olduğu ancak 171 m2'lik kısmı bina inşaatı olması nedeni ile krokide kırmızı renkli B harfi gösterilen taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. Yine ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/341 Esas, 2006/477 Karar sayılı dava ile davacı Hazine, 366 ada 169 parsel sayılı taşınmazın 171 m2'lik kısmının üzerinde bina inşaatı olduğu ve mülkiyetinin Hazine'ye ait olduğuna dair hüküm bulunduğunu ileri sürerek bu kısmın tapu kaydının iptali ile adına tescil isteğinde bulunmuş, Mahkemece taşınmazın ifrazı mümkün olmadığından tapu kaydının iptali ile 171/6566,16 payının Hazine adına tesciline, bakiye payın davalı üzerinde bırakılmasına (davacının hakkının kırmızı kalemle B harfi olan kısım olduğuna) karar verilmiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, 366 ada 169 parsel sayılı taşınmazın 6395/6566 hissesi Belediye, 171/6566 hissesi Hazine adına hükmen tescil yoluyla 27.4.2007 tarihinde tapuya tescil edilmiştir.
Taraflar arasında dava konusu taşınmazdaki ortaklığın giderilmesine ilişkin olarak görülen ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/1432 Esas, 2012/ 842 Karar sayılı dava dosyasında; 366 ada 169 parsel sayılı taşınmazda ortaklığın üzerindeki şerh ve sınırlamalar ile birlikte satış yolu ile giderilmesine karar verildiği, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 31.1.2013 tarih, 2012/18724 Esas ve 2013/1477 Karar sayılı ilamı ile taşınmaz üzerindeki alışveriş merkezine ait binanın mülkiyetinin ihtilaflı olup olmadığının belirlenmesi, belirlenecek duruma göre muhdesata isabet eden satış bedeli oranını gösterir bilirkişi raporu alınarak, kurulacak oran doğrultusunda satış bedelinin dağıtılmasına karar verilmesi gereğine işaret edilmek üzere hükmün bozulması üzerine eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Taşınmaz üzerindeki muhdesatın kim tarafından meydana getirildiğinin tespitine ilişkin davalarda; Mahkemece araştırılması gereken husus muhdesatın kim tarafından, hangi gelirlerle, kimin adına ve hesabına yaptırıldığıdır.
Dosya içeriğinde mevcut belgelerden, ... 3. Noterliği'nin 11.5.2000 tarih ve 4984 yevmiye numaralı sözleşme ile, ... Belediyesi ile ... Gıda ve İhtiyaç AŞ arasında, 366 ada 157 ve 160 parsellerde kayıtlı arsalar üzerine en fazla 2000 m2 alan üzerine bir katlı alışveriş merkezi ve ön bahçede 200 araçlık otoparkın projesine uygun olarak yapılması ve 10 yıl süre ile ... Gıda ve İhtiyaç AŞ tarafından işletilmesi, bu süre sonunda sözleşmenin B bendinde yazılı demirbaşları ile belediyeye devredileceğinin kararlaştırıldığı, taşınmazın inşaatına başlanılmasından kısa bir süre sonra az yukarıda bahsi geçen hakem sıfatı ile görülen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2001/148 Esas ve 2002/392 Karar sayılı ilamı ile taşınmazın üzerinde bina inşaatı bulunan 171 m2'lik kısmının mülkiyetinin Hazineye ait olduğuna ve ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/341 Esas ve 2006/477 Karar sayılı ilamı ile de taşınmazın 171/6566,16 payının hazine adına tesciline karar verildiği, Hazinenin tapu kaydında hissedar olmasından sonra payı oranında kira ücretinin davalı ... tarafından Hazineye ödendiği anlaşılmıştır.
Saptanan bu olgular karşısında, davacı ... Belediyesi ile dava dışı ... Gıda ve İhtiyaç AŞ arasında düzenlenen yap-işlet-devret sözleşmesi ile dava dışı ... Gıda ve İhtiyaç AŞ tarafından yapılması planlanan davaya konu binanın henüz taşınmaz maliki Belediyeye devri gerçekleşmeden önce Hazinenin binanın yapıldığı 171 m2'lik kısımda hak sahibi olduğunun belirlendiği, Hazinenin paydaş olmasından sonra davaya konu binanın kira ücretlerinin hissesi oranında Hazineye de ödendiği gözönünde bulundurulduğunda, davaya konu binanın paydaşlardan sadece Belediyeye ait olduğunun kabulü doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, bilindiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 684.maddesi hükmünde, bir şeye malik olan kimsenin, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olacağı, bütünleyici parçanın, yerel âdetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parça olduğu, aynı Kanun'un 718. maddesi hükmünde de, arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklanmıştır. Bu hükümler karşısında taşınmaz üzerinde bulunan ve bütünleyici parça niteliğindeki bina, ağaç gibi muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemeyeceğinden kural olarak ve aksine bir kanun hükmü bulunmadıkça muhdesatların mülkiyetinin tespiti dava edilemez ve mahkemelerce de anılan kanun hükümleri gözardı edilerek mülkiyet tespitine karar verilemez. Mahkemece, taşınmaz üzerindeki bodrum+zemin kat olmak üzere toplam 5910 m2 miktarındaki AVM (binanın) mülkiyetinin davacı ... Belediyesi'ne ait olduğunun tespitine karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Hal böyle olunca, Mahkemece, yapılan açıklamalar gözönünde bulundurularak; davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan AVM binasının tamamının davacı ... tarafından sadece kendi emek ve sermayesi ile meydana getirildiği ispatlanamadığı dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 29.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy