MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Muhdesatın Tespiti ve Tapunun Beyanlar Hanesine Şerhi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu ...ili Bülbül Mahallesine kain 294,54 m2 yüzölçümüne sahip 312 ada 10 parsel üzerine biri 4 katlı, diğeri 3 katlı bina, iş yeri-yapı ve eklentilerinin davacı tarafından meydana getirildiğinin tespiti ile yapının beyanlar hanesine şerh verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... kızı ...’ye kayyım atanmış olup, beyanda bulunulmamıştır.
Mahkemece; dava konusu muhdesatın 1986 yılından sonra diğer malikler tarafından meydana getirildiği ve taşınmazın 2013 yılında davacıya satıldığı bu surette dava konusu muhdesatın davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine 312 ada 10 parsel üzerindeki muhdesatın davacıya aidiyetinin tespitine; tescil talebinin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... kızı ... kayyımı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; muhdesat tespiti ve tapunun beyanlar hanesine şerhi isteğine ilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Az yukarıda da açıklandığı gibi yüzölçümü, ada ve parsel numarası bildirilen taşınmaz üzerindeki 4 ve 3 katlı 2 ayrı yapının tespitine karar verilmesi istenildiği halde davacı vekilinin de hazır bulunduğu 20.01.2013 tarihli keşif sonrasında fen bilirkişisi Serdar ... tarafından düzenlenen krokili raporda talebin aksine 2 katlı binanın bulunduğu 312 ada 12 parsele ilişkin açıklama yapıldığı ancak krokide ise parsel numarası olarak "10" yazıldığı, yine aynı keşif sonrasında inşaat mühendisi bilirkişi Kemal Uygül tarafından düzenlenen raporda ise 312 ada 12 parsel üzerinde 2 katlı binanın bulunduğu belirtilmiş olup, daha sonra verdiği dilekçe ile düzenlediği raporun 10 parsele ait olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Dosya arasında bulunan tapu kaydı; 312 ada 10 parsele ait olup 294,54 m2 yüzölçümüne sahip paylı mülkiyet halinde davacı ve davalı ... kızı ... adına kayıtlıdır.
Mahkemece; keşif sonrasında aldırılan raporlar ve dava dilekçesinde belirtilen talep arasındaki çelişki üzerinde durulmadan karar verilmiştir. Davacı 312 ada 10 parsel üzerinde bulunan 4 ve 3 katlı iki ayrı binanın tespitini istediği halde mahkemece çelişkiye düşülerek aynı ada 12 parsel üzerindeki 2 katlı tek bina üzerinde yapılan araştırma ve incelemeye göre karar verilmiş olup, hüküm fıkrasında da muhdesatın ne olduğu dahi açıklanmadan "312 ada 10 parsel üzerindeki muhdesatın davacıya aidiyetinin tespitine" şeklinde hüküm kurulmuştur. O halde Mahkemece yeniden yerel, teknik ve inşaatçı bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak, dava konusu parsel üzerinde talep doğrultusunda tespit yaptırılması, çelişki halinde davacı tarafa sorularak çelişkinin giderilmesine çalışılması, toplanmış ve toplanacak delilerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... kızı ... kayyımı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,07.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy