MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı ... vekili; dava konusu 177 ada 16 parselin kadastro çalışmaları esnasında ... adına tespit ve tescil edildiğini, ... aleyhine ... ve ... tarafından tapu iptal ve tescil davası açıldığını ve bu kişiler adına tescil edilerek kararın kesinleştiğini, ancak kararın kadastro çalışmaları esnasında ibraz edilmemesi nedeniyle ... adına tespit tescil edildiğini, taşınmazın davacı tarafından satın alındığını halen eklemeli ve malik sıfatıyla zilyetliğinin devam ettiğini ve bayileri ile toplam zilyetliğin 80-90 sene olduğunu bu nedenle tapunun iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne ... adına olan tapunun iptali ile davacı ... adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; harici satın alma ve kazanmayı sağlayan zilyetlik ile bayileri adına hükmen tescil nedeniyle tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Dava konusu taşınmaz 4753, 5618 sayılı yasalar uyarınca 03.01.1963 gün 765 sıra 1376 parsel numarası ile toprak tevzi yoluyla ... adına tescil edilmiştir. Davacının bayileri ... ve ... tarafından ... aleyhine ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılan dava sonucunda 03.08.1992 gün 1992/371 Esas ve 1992/472 Karar sayılı hüküm ile ... adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile ... ve ... adına tesciline karar verilmiştir. Aynı yerde yapılan kadastro sonucunda ise çekişme konusu taşınmaz 22656,97 m2 olarak 177 ada 16 parsel numarası ile ... adına tespit edilmiş olup tutanak 15.02.2007 tarihinde kesinleşerek tescil edilmiştir.
Davacı ... ise dava konusu olan bu yeri ... ve ...’tan haricen 2010 yılında satın almaya dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Az yukarıda da açıklandığı gibi davacının haricen satın aldığı 2010 yılında 177 ada 16 parsel ... adına tapuludur. TMK ‘nın 706. ve TBK ‘nın 237., Tapu Kanunun 26., Noter Kanunun 60-89. maddeleri uyarınca tapulu taşınmazların haricen satışı satın alana mülkiyet hakkı oluşturmaz. Ne var ki, davacı mülkiyet hakkını TMK’nın 705. maddesine göre kazandığını iddia ettiği ... ve ...’ın dava hakkını devralmasına dayanarak eldeki davayı açmıştır. Devredenlerden ... kimliğinin tespit edildiği 28.05.2014 tarihli dilekçeyle davaya muvafakat etmişse de ...’ın muvafakati dosya içerisinde bulunmamaktadır. O halde Mahkemece, ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 03.08.1992 gün 1992/371 Esas ve 1992/472 Karar sayılı ilamının kesinleşme şerhi de verilmiş onaylı ve okunaklı suretini dosya arasına koyulmasından ve davanın ... ve ...’a da yöneltilerek beyanlarının alınmasından sonra davacının talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nın 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 07.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.