MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, vekil edenlerinin murisi Mustafa Akdağ'ın, ortaklığın giderilmesi davasına konu... ada...parselde kayıtlı binayı tek katlı olarak satın aldığını ve 1987 yılından 1989 yılına kadar beş katlı bina yaptığını, 1991 yılında arsanın şuyulandırıldığını ve diğer küçük hissedarların, davacı ... ile aynı parsel üzerinde paydaş olduğunu açıklayarak, ... parseldeki binanın vekil edenleri ve vekil edenlerinin murisi tarafından yapıldığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ..., ... ve ... vekili, davacı ...'nin dava konusu taşınmazda 1992 yılında pay satın aldığını, davacıların murisinin tapuda pay sahibi olarak görünmediğini, binanın yapıldığı iddia edilen 1989 yılında ne davacıların ne de murislerinin pay maliki olmadığını belirtrek davanın reddini talep etmiş, davalı ..., ön inceleme duruşmasında, gelişmelerden haberi olmadığını bildirmiş, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tapu kaydında binanın münhasıran davacılara ya da murise ait olduğuna ait bir kayıt bulunmadığı, yapının kaçak yapı olup ruhsatlı olmadığı, davacı tarafın tanık vesaire herhangi bir delil göstermediği, esasen kaçak binaların yasallaştırılıyormuşçasına işleme tabi tutulmasının mümkün olmadığı” gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti talebine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece, az yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu gerekçesine katılma imkanı bulunmamaktadır.
Şöyle ki; Davacıların dava dilekçesindeki anlatımları, muhdesatın muris Mustafa tarafından meydana getirildiğine yöneliktir. Gerek dava tarihi itibariyle gerekse de evveliyatında muris Mustafa dava konusu taşınmazda pay maliki görünmemektedir. Ortaklığın giderilmesi hukuki yararına dayanan muhdesatın tespiti davalarını, tapuda pay maliki olan kişilerin açabileceği konusunda duraksama bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, davacıların, talep etmeleri halinde, davalılar aleyhine sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde dava açabilecekleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle ret kararı verilmesi doğru değil ise de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden ve hükmün redde ilişkin bölümü sonucu itibari ile doğru görüldüğünden, HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün gerekçesinin düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme talebinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.