(2004 S. K. m. 16)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu vekili, dayanak ilamda takibe konu edilen alacak kalemleri için faizle ilgili bir hüküm olmamasına rağmen ticari faiz talep edildiğini açıklayarak icra emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, takip konusu ilamda avans faizine hükmedildiği ve bu faizin de ticari faiz olduğundan bahisle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm, borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İlamların infaz edilecek kısmı, hüküm bölümü olup, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. Gerek icra dairesi ve gerekse İcra mahkemesi ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... sayılı ilamları)
Ayrıca, ilamda faiz ve faizin başlangıcı konusunda bir hüküm bulunmaması halinde karar tarihinden itibaren yasal faiz istenebilir. Ancak, hükmün infazı için kesinleşmesi gereken hallerde, faizin, kararın kesinleşme tarihinden itibaren hesaplanması gerekir. (İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun ... sayılı kararı ve HGK'.nun ... sayılı ilamında vurgulandığı üzere)
Somut olayda, takip dayanağı ilamda ''itirazın kısmen kabulü ile takibin 403,384,80TL asıl alacak bu alacağa işlemiş 38918.34 TL avans faizi ile devamına, icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' şeklinde hüküm kurulmuş; icra takibi, icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile bu alacaklar için talep edilen ticari avans faizi için yapılmıştır.
Takipte talep edilen bu alacak kalemleri için açıkça faize hükmedilmediğinden ilamın karar tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebilir. O halde Mahkemece şikayetin bu kabuller doğrultusunda denetlenerek oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ilama aykırı gerekçeyle reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 13.10.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy