MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili; dava konusu 13 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesatın vekil edenleri tarafından yapıldığını belirterek tapunun beyanlar hanesine işlenmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece getirtilen ıslah imar planında öncesi 629 ada 61 parsel olan dava konusu taşınmazın üzerindeki muhdesatın gösterilmediği, kadastro öncesinde de davacılara ait binanın mevcut olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
Tespit davaları kendine özgü davalar olup icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması gerekir. (6100 s. HMK md 106/2) Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, eda davasının açılmasının mümkün olduğu hallerde tespit davasının açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava şartı olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilir. ( HMK md. 114/1-h, 115 )
Diğer yandan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca muhdesatın tespitine karar verilip tapunun beyanlar hanesine yazılması mümkün ise de aynı kanunun 33. maddesi uyarınca anılan 19. madde genel hüküm niteliğinde olmayıp az yukarıda değinilen kanunun 12/3. maddesi gereğince, on yıllık hak düşürücü süre içinde kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak genel mahkemelerde açılan davalara 19. madde uygulanır. Somut olayda kadastro yolu ile oluşan tapulu taşınmazda tescil tarihinden sonra yapıldığı ileri sürülen muhdesatın tespiti istenildiğinden Kadastro Kanunu 19. maddeye göre de kabul kararının verilmesi söz konusu olamaz. Mahkemece verilen ret kararı sonuç itibariyle doğru görülmekte ise de davanın; ortaklığın giderilmesi davasının, kamulaştırmanın ya da kentsel dönüşüm uygulamasının mevcut olmaması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de ret kararı sonuç itibariyle doğru görüldüğünden kararın gerekçesinin düzeltilerek hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy