MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katkı payı ve Katılma Alacağı
... ile ... aralarındaki katkı payı ve katılma alacağı davasının kabulüne dair.... Aile Mahkemesi'nden verilen 16.12.2014 gün ve 1150/1634 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, evlilik birliği içerisinde tarafların ortak katkıları ile edinilen davalı adına kayıtlı mesken, araç, banka hesaplarındaki para ve banka kasasında durmakta olan döviz ve altın yönünden alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna (kısa karar) aykırı olamaz. (HMK.m.298/2) Mahkemece, HMK. 294. maddeye uygun olarak tefhim edilen hüküm sonucunda (kısa kararda); “Davanın kabulü ile davacının taşınmazdan dolayı katkı payının %40 olduğu kabul edilerek 122.992,00 TL ve dava konusu araçtan da 8.500,00 TL olmak üzere toplam 131.422,00 TL katkı payı alacağının dava tarihinden 71.936,41 TL katılma alacağının karar tarihinden başlayacak faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde karar oluşturulduğu halde sonradan yazılan gerekçeli kararda buna aykırı olarak, "Davanın kabulü ile davacının taşınmazdan dolayı katkı payının %40 olduğu kabul edilerek 122.992,00 TL ve dava konusu araçtan 8.500,00.TL olmak üzere toplam 131.422,00.TL katkı payı alacağının dava tarihinden, 74.936,41 TL katılma alacağının karar tarihinden başlayacak yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilerek çelişki yaratılmıştır.
Yargılama sonunda tefhim edilen hükümle (kısa karar) gerekçeli karardaki hüküm arasındaki çelişkinin bulunması; mahkemelere olan güveni sarsar. Ayrıca bu husus hükmün infazında şüphe ve tereddüt uyandırır. Bu nedenle yaratılan bu çelişki ve uyumsuzluk başlıbaşına bir bozma sebebidir. Diğer yandan, Yerel mahkeme bozmadan sonra önceki kısa karara bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla hakimin vicdani kanaatine göre karar verebilir.” (10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı).
Mahkemece yapılacak iş; HMK. 294, 297 ve 298. maddelerine uygun şekilde, yukarıda açıklanan uyumsuzluk ve çelişkiyi giderecek şekilde, davanın esası hakkında yeniden bir karar vermekten ibarettir. Hükmün açıklanan bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 3.473,00 TL peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine, 13.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy