MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, dayanak ilamda reeskont faizine ilişkin hüküm bulunmadığı halde icra emrinde reeskont faiz isteminin usulsüz olduğunu, ayrıca munzam sandıktan yapılan ödemelerin takip konusu borçtan mahsubu gerektiğini belirterek takibin iptalini istemiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda icra emrinin yeniden düzenlenmesine karar verilmiştir. Hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Alacaklı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 33/1. maddesinde; icra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re'sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icranın geri bırakılmasına karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda; alacaklı bankanın dosya kapasımındaki cevabi yazılarından, borçluya ait ..... Sandığı birikmişlerinden 10.05.2005 tarihinde 9.644,69 TL, ....v birikmişlerinden, 23.03.2010 tarihinde 640,00 TL,.....Şubesi mevduat hesabından 10.05.2005 tarihinde 526,42 TL,..... Şubesi döviz hesabından 23.02.2012 tarihinde 2,42 TL olmak üzere toplam 10.813,97 TL’nin borçludan olan kredi kartı, ek hesap, tüketici kredisi alacakları ile borçlunun suistimal nitelikli işlemleri nedeniyle uğranılan banka zararına karşılık olarak kesildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, haricen kesilen 10.813, 97 TL’nin zimmet suçundan dolayı bankanın uğradığı zarar borcu ana parasına mahsuben yapılan ödeme olduğu kabul edilerek icra emrinde talep edilen ana paradan mahsup edilmiş ise de; alacaklının kabulünde olmayan iş bu belgeler İİK.nun 33. maddesi hükmü gereğince ödeme belgesi olarak kabul edilemeyeceğinden bilirkişinin değerlendirmesi doğru olmamıştır. Kaldı ki, borçlunun ..... birikmişlerinden yapılan tahsilatın tarihi ilam karar tarihi olan 19.09.2006 tarihinden de öncedir.
Bu halde, Mahkemece alacaklı banka tarafından borçluya ait hesaplardan haricen yapılan kesintilerin İİK.nun 33. maddesinde yer alan niteliği taşımadığından ve anılan madde kapsamında ödeme olarak kabul edilemeyeceğinden buna ilişkin şikayetin reddi gerekirken yazılı şekilde asıl alacaktan mahsubu yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK' nun 366 ve 6100 sayılı HMK' nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy