MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Borçlu, takip dayanağı ilamda belirtilen işlemler yapıldığı halde, takip başlatıldığını, işlemler yapılmadan önce ve yapıldıktan sonra dayanak ilamın yargılamasında görev yapan bilirkişiye danışıldığını ileri sürerek, takip dosyasındaki bilirkişi raporunun ve raporda belirtilen yerlerin yıkılmasına ilişkin kararın kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece, itibar edilen bilirkişi rapor ve ek raporuna göre davacının takip dayanağı ilam gereği 60 gün içerisinde yapması gerekli tadilatları keşif tarihi itibariyle dahi yerine getirmemiş bulunduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
İcra takibinin dayanağı olan .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 15.06.2012 tarih 2011/628 Esas 2012/649 Karar sayılı ilamında, bilirkişi krokisinde pembe renkle belirtilen iniş rampasına davalı tarafından yapılan duvarların kal'i ile iniş rampasının ve bilirkişi krokisinde sarı renkle gösterilen kısımlara ait duvarların projeye uygun hale getirilmesine karar verilmiş, borçlu tarafça takibe konu ilamda yazılı olan projeye uygun hale getirme işlerinin yapıldığı ileri sürülmüş olup, İcra Mahkemesi'nce alınan 24.10.2014 ve 25.11.2014 tarihli bilirkişi raporu ve ek raporda ilam gereklerinin yerine getirilip getirilmediği net olarak açıklanmamıştır.Bu halde, Mahkemece, takip dayanağı ilamda yazılı projeye uygun hale getirme işlemlerinin yerine getirilip getirilmediği hususunda mümkün olduğu takdirde takibe dayanak ilamın yargılaması sırasında bilirkişi olarak dinlenilen ve projeye aykırılığı belirleyen bilirkişiden net ifadeler içeren ve Yargıtay denetimine açık, denetlenebilir rapor alınmasından sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken net ifadeler içermeyen ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 20.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy