MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu idare vekili, vekil edeni aleyhine başlatılan ilamlı takibe konu vekalet ücreti alacağının, 193 sayılı Gelir Vergisi Yasası 94. maddesi gereği gelir vergisi kesintisi yapıldıktan sonra 43.119,30 TL olarak icra dosyasına yatırıldığını, Devletin yasal olarak vergi sorumlusu sıfatıyla bu kesintileri yapmak durumunda olduğunu, ayrıca idarenin harçtan muaf olmasına rağmen tahsil harcı eklenmesinin yanlış olduğunu belirterek gönderilen bakiye borç muhtırasının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94. maddesinde kazanç ve ücretlerde kesinti halleri belirtilmiş ve 3.fıkra da ise “Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısiyle bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden (18.inci maddede yazılı olanlarla kazançları götürü olarak tesbit edilen serbest meslek erbabına ve noterlere serbest meslek faaliyetlerinden dolayı yapılan ödemeler hariç).. istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben (Avans olarak ödenenler dâhil) tevkifat yapmaya mecburdurlar.”düzenlemesi mevcuttur.
Avukatlık Yasası gereğince ilamda hükmedilen vekalet ücreti, lehine hükmedilen iş sahibine ait olup, 164. maddesinde iş sahibi ile vekili arasındaki iç ilişki düzenlenmektedir. Bu nedenle borçlu tarafça vekalet ücreti borcundan ödeme yaparken gelir vergisi kesintisi yapması anılan yasa maddeleri çerçevesinde açıklanamaz.
Mahkemece yapılması gereken iş, ödeme takipten sonra yapıldığından icra masrafları, icra vekalet ücreti hesaba eklenerek ve borçlu idarenin harçtan muaf olduğu da gözönüne alınarak, muhtıra tarihi itibari ile bakiye borcu gerektiğinde bilirkişi marifetiyle tespit etmekten ibaret olup, Gelir Vergisi Kanunu'nun 94.maddesine göre %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılarak hesaplanan bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik inceleme ile şikayetin kabulü isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,19.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy