MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak
... ile ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlar ve araç nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, davalının TMK.'nun 239. maddesine dayalı ayın olarak ödeme talebi de dikkate alınarak 12.000-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı adına trafiğe kayıtlı ... plakalı aracın karar kesinleştiğinde davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- a) Davacı vekilinin ... plakalı araca yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 4721 sayılı TMK'nun 179. maddesi hükmüne göre mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır. Dava konusu araç, eşler arasında 743 sayılı TKM'nun 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 22.08.1997 tarihinde satın alınmıştır. Az yukarıda belirtilen kanun maddesine göre tasfiye, TKM'ne göre yapılır. Anılan Medeni Kanunda ise mal rejiminin tasfiyesi davalarında davalıya ayın olarak ödeme seçeneğini düzenleyen herhangi bir madde bulunmamaktadır. Buna göre mahkemece davacının söz konusu araç yönünden talep miktarı da göz önünde bulundurularak alacağa hükmedilmesi gerekirken trafik sicilinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi yasaya aykırıdır.
b) Davacı vekili, diğer malvarlıkları yanında, ... parselin de tasfiyeye dahil edilerek katkı payı alacağına hükmedilmesini istemiştir. Her ne kadar mahkemece hükmün gerekçe bölümünde söz konusu taşınmaz hakkında 3367 sayılı Kanunun 15. maddesi gereğince konulan şerh uyarınca devir ve temlikinin yasak olması nedeniyle ayni ödemenin kabul edilemeyeceği belirtilmişse de kararın sonuç bölümünde ... parsele ilişkin herhangi bir hüküm kurulmaması usul hükümlerine aykırıdır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2-a) ve (2-b) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 256,16 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.