MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İcra Emrine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, İcra Mahkemesi'ne başvurarak; alacaklı tarafça ilama aykırı olarak fazla nafaka talebinde bulunulduğunu, ilama göre eş ve çocuklar için hükmedilen nafakaların 21.3.2011 ile kararın kesinleşme tarihi olan 29.7.2011 tarihine kadar geçerli olduğunu, buna göre 5 aylık nafaka borcu ve işlemiş faizi dışındaki miktar için takibin iptali gerektiğini ileri sürerek icra emrinde fazla talep edilen kısmın iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, eş için hükmedilen nafakanın ilamın kesinleşmesine kadar devam etmesine karşılık, ilamın lafzından çocuklar yönünden hükmedilen nafakanın devam edeceğinin anlaşıldığı, borçlunun nafakaları ödememesi gerekçesiyle İcra Ceza Mahkemesi'nden verilmiş ve kesinleşip infaza verilmiş bir ilamın infazının durdurulmasının ise İcra Hukuk Mahkemesi'nden istenemeyeceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takip dayanağı ... 1. Aile Mahkemesi'nin 16.06.2011 gün 2011/273 Esas ve 2011/551 Karar sayılı ilamında "...dava tarihi olan 21.03.2011 tarihinde verilen boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesine kadar geçerli olmak üzere davalı eş için aylık takdiren 150,00 TL ve anne yanında kaldığı anlaşılan müşterek çocuklar 20.05.1999 d.lu.... 10.07.2001 d.lu.....ve 17.03.2004 d.lu.... için aylık takdiren 125,00'er TL tedbir niteliğindeki nafakanın davacıdan alınarak davalıya verilmesine..." karar verildiği, buna göre ilamda eş ve çocuklar için hükmedilen tedbir nafakasının boşanma davasının reddine dair kararın kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtildiği görülmektedir. Borçlunun şikayetinin bu çerçevede değerlendirilerek icra emrinde talep edilen nafaka miktarında fazlalık bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy