MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı 3. kişi şirket vekili, müvekkili şirketin ... AVM Projesi inşaatının müteahhitliğini yaptığını, inşaatın bazı imalatlarının müvekkili şirket tarafından alt yüklenicilere ihale edildiğini, bu kapsamda inşaatın bir kısım elektromekanik tesisat işlerinin borçlu şirkete verildiğini, ancak daha sonra sözleşmesinin feshedilip borçlu şirketin şantiye ile ilişkisinin kesildiğini, şantiye içinde haciz uygulanan tüm menkul malların 3. kişi şirkete ait olup bunu belgeleyen irsaliye ve faturaların da yedlerinde olduğunu iddia ederek, mülkiyet hakkına dayalı istihkak davalarının kabulüne ve mahcuzlar üzerindeki hacizlerin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili cevaplarında, haczedilen menkullerin borçlu şirket elinde haczedildiğini, haczedilen menkul malların borçlu şirkete çek karşılığında alacaklı tarafından satıldığını, davacının borçlunun mali durumunda haberdar olup icra takipleri başlamadan üç gün önce noterden sözde fesih ihbarnamesi göndermek suretiyle borçluya ait malların haczine engel olmaya çalıştığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, alacaklının bizzat borçluya satıp bedelini tahsil edemediği mahcuz malların borçlu elinde haczedildiği, takip ve hacizden sonra davacı genel müteahhit ile borçlunun danışıklı hareketle alacaklının zararına eylem birliği içine girdikleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karar davacı 3. kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3. kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye yeterli değildir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, öncelikle borçlu ve 3. kişi şirketlerin her ikisinin de ticari defterleri, banka kayıtları, ticaret sicil kayıtları ve varsa vergi kayıtları getirtilerek, taşeronluk sözleşmesinin feshi işleminin muvazaadan ari olup olmadığının ortaya konulması bakımından ticari defterlerinin (açılış ve kapanış tasdikleri de göz önünde bulundurularak) davacı ile alt taşeron borçlu arasındaki 13.5.2011 tarihli sözleşme, yanlar arasındaki sözleşmenin fesih ve ibra protokolü başlıklı 03.09.2012 tarihli fesihname, mahcuz ./.
malların 3. kişiye devrine ilişkin 07.09.2012 tarihli fatura içeriği, fesih protokolü ile taşeronluk ilişkisinin tasfiyesine yönelik hakediş kayıtları, hakedişlerin mahcuz mallar değerini karşılaması bakımından mahsup ve ödeme ilişkileri değerlendirilerek mali müşavir ve hesap uzmanı (hukukçu) katılımı ile uzman bilirkişi raporu düzenlettirilmesi, bu doğrultuda elde edilen bilgilerin dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy