MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davacının dava konusu taşınmaz harici satım senediyle satın aldığını, dava konusu yeri 20 yılı aşkın süredir nizasız fasılasız malik sıfatıyla kullandığını, tapu malikinin de 20 yıl önce öldüğünü olağanüstü zamanaşımı dikkate alınarak tapunun iptali ile davacı adına tesciline olmadığı takdirde faydalı masraflar ve muhdesatların bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili; tapulu taşınmazlarının devrinin harici senetle mümkün olmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalıların iyi niyetli olarak babalarından hisse satın alanlara anons yapılmak suretiyle hisselerinin imardan sonra kalan metrekaresini verdiklerini davacıyada teklif ettiklerini ve fakat kabul etmediğini davacının sözleşmede 1000 m2 yazan yer için dilekçesinde 1291 m2 talep etmesinin kötüniyetli oluğunu bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... bozma sonrası verdiği beyanında; davayı kabul ettiğini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.
Diğer davalılar beyanda bulunmamışlardır.
Mahkemece, önceki kararda, temliken tescile ilişkin koşulların oluştuğu bina değerinin arsa değerinden fazla miktarda olduğu tapunun davalılar adına kayıtlı olduğu davacının da iyi niyetli olduğu belirlendiği gerekçesiyle davacının tescil talebinin kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan ... tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesi tarafından birinci kademedeki istem değerlendirilmeksizin ikinci kademedeki istem hakkında hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı birinci kademedeki olağanüstü zamanaşımına dayalı tapu iptal tescil talebi hakkında inceleme ve araştırma yapmak delilleri toplanmak olmadığı takdirde diğer terditli talepler hakkında araştırma yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuştur.
Yargıtayın bozma kararı üzerine bozma kararına uyulmuş ve mahkemece; dava konusu yere ilişkin davacının zilyetliğinin 1981 yılından beri nizasız fasılasız malik sıfatıyla olduğu davalılar murisinin 1983 yılında öldüğü dava konusu taşınmazın davalıların intikal gördüğü 2006 yılına kadar 20 yıllık sürenin geçtiği ve tescil koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline yargılama giderleri, eksik harç ve vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmiştir. Hüküm yasal süresi içerisinde davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, harici satış sözleşmesine dayanılarak açılan ve TMK md 713/2 gereği ölüm nedeniyle olağanüstü zamanaşımına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.2.2010 tarih ve 2010/8-58 Esas, 2010/78 Karar sayılı kararına göre TMK. nun 713/2. fıkrasına dayalı olarak açılan davalarda davanın kabul edilmesi halinde dahi kayıt maliki ile mirasçılarına yargılama giderleri yükletilemez, harç ve vekalet ücretiyle sorumlu tutulamazlar. Mahkemece, harç, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmiş ise de, davalı vekilinin temyiz itirazları bu yönden yerinde olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmekteyse de; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 3., 4. ve 5. maddelerinin aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; hükmün “3. maddesindeki alınması gereken karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına” şeklinde olan kısmın hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “ davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına” şeklinde düzeltilmesine yine “4. maddesindeki “davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine ve 5. maddesindeki davacı kendisini vekille temsil ettirmekle vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine” şeklinde olan maddelerin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına” ibaresinin eklenmesine, Yerel Mahkeme hükmünün 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 18.09.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
B.N.C.
Full & Egal Universal Law Academy