MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, davaya konu 7951 parseldeki 15/502 payın ... adına kayıtlı iken, bu hissesini 09.09.1997 tarihinde davalıya ipotek ettirdiğini, davalı lehine tesis edilen ipoteğin sadece arsaya yönelik olduğunu, ipotek borçlusunun borcunu ödememesi nedeniyle davalının.... İcra Müdürlüğü'nün 1998/1978 Esas sayılı dosyası ile takibe geçtiğini, takip neticesinde davalının dava konusu hisseyi satın aldığını, taşınmaz üzerinde, müvekkillerine ait 24 bağımsız bölümden oluşan binanın olduğunu, davalıya ait herhangi bir yerin mevcut olmadığını açıklayarak, dava konusu parseldeki vekil edenlerine ait dairelerin tespiti ile davalıya ait kullanım alanının olup olmadığının da tespiti talep etmiştir.
Davalı vekili, vekil edeninin davaya konu gayrimenkulü ... 3.İcra Müdürlüğü'nün 1998/1978 Esas sayılı dosyasından ihale yolu ile satın aldığını, icra dosyasındaki belgelere göre, borçluya ait hissenin üzerindeki yapı ile birlikte satışa çıkarıldığını ve satış bedelinin tespitinde üzerindeki yapının da hesaplandığını, vekil edeninin arsa üzerindeki binada da hakkının bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafa, keşfen belirlenen değer üzerinden eksik harcın tamamlanması için süre verildiği ve davacıların harcı tamamlamaması gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine; karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
Bilindiği üzere, muhdesatın tespiti davalarında, davanın konusu (müddeabih) davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeridir (zemin bedeli hariç). Yargılama harç ve giderlerinin bu değer esas alınarak hesap edilmesi gerekir.
Hal böyle olunca, mahkeme tarafından, yukarıda açıklanan hususlar gözardı edilerek bilirkişi raporunda belirtilen yapı değeri üzerinden harcın ikmali için davacılara süre verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, az yukarıda açıklanan esaslara göre harcın ikmali için davacılara süre ve imkan tanınması, ondan sonra harcın ikmali halinde işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna peşin harcın temyiz edene iadesine, 06.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy