MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
KARAR
Hükmün davalılardan ..., ..., ... ve ...'a tebliği hususunda çıkarılan tebligatların " kendisine verilmek üzere aynı adreste yeğeni ... imzasına tebliğ ettim" meşruhatıyla davada davacı durumunda bulunan ...'a bırakıldığı tespit edilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 39. maddesinde, “Bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz” hükmüne yer verilmiştir. Davacı ... temyize konu iş bu davada hasım durumunda bulunduğuna göre tebliğ evrakının kendisine bırakılması yapılan tebligatların usulsüz olduğunu göstermektedir.
Bu nedenle yerel mahkeme hükmünün 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca yöntemine uygun bir biçimde davalılar ..., ..., ... ve ...'a bizzat tebliğine çalışılması, olmadığı taktirde aynı çatı altında bulunan ve tebligatı almaya ehil kimselere yapılmasının düşünülmesi, bunun da olmaması durumunda aynı Kanunun 21. maddesi uyarınca yöntemine uygun biçimde tebliğ yoluna gidilmesi ve tebliğ evrakının kesinlikle davacı durumunda bulunan davacılardan her hangi birine bırakılmaması, tebliğ tarihinden itibaren temyiz süresinin beklenilmesi, ondan sonra temyiz incelemesi yapılması için yeniden Yargıtay'a gönderilmek üzere Yerel Mahkeme'ye GERİ ÇEVRİLMESİNE, 21.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy