MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
... A R A R
Borçlu vekili, icra emrine konu mahkeme kararında ...... İdaresi'nin davalı olarak gösterildiğini, hüküm altına alınan miktardan sorumlu tutulduğunu, ancak söz konusu davada Maliye Bakanlığı'nın herhangi bir taraf sıfatı bulunmadığını böylelikle müvekkili Kurum aleyhine yasaya aykırı şekilde icra emri düzenlendiğini, ayrıca icra emrinde fazla faiz talebinde bulunulduğunu belirterek icra emrinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, alacaklının alacağının ... Özel İdaresi'ne devredilen Köy Hizmetleri emrinde çalıştığı tarihlere ait olduğu, ... İl Özel İdaresi'nin kaldırılarak personel, mal varlığı, alacak ve borçlarının çeşitli kamu kurumlarına paylaştırıldığı, ... Valiliği cevabi yazısına göre de; hizmet alımı suretiyle çalıştırılan işçilere ilişkin dava konuları Maliye Hazinesi'ne izafeten ... Defterdarlığı Muhakemat Müdürlüğü'ne devredildiğinden şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Borçlu vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
HMK'nun 297/2. maddesi, "Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir " hükmünü içermektedir.
Somut olayda, borçlu vekilinin İcra Mahkemesi’ne başvuru nedenleri arasında icra takibinde mahkeme kararındaki alacak ve faizlerin fazla hesaplandığı, bu sebeple hatalı icra emrinin iptali istemi de bulunmaktadır. Mahkemece anılan istem yönünden de inceleme yapılıp karar verilmesi gerekirken, İcra Mahkemesi'nce bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi doğru değildir
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle borçlu vekilinin temyiz itirazları kısmen yerinde görüldüğünden kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, borçlu vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy