MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, haczedilen malların müvekkiline ait olduğunu bu nedenle haczin kaldırılmasını davaya konu malların değerinin % 15'inden az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili davanın reddine, % 15 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, finansal kiralama sözleşmesinin halen devam ettiğini ve taksitlerin tamamlanmadığını ya da kira bedellerinin ödenmediğini, bunun karşılığında muhafaza edilen mülkiyet hakkı kapsamında girişimde bulunduğunu davacı 3. kişinin ispat etmesi gerektiği, davacı tarafça malların iadesi yolunda bir başvuruda bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3. kişinin İİK’nun 96. maddesine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye yeterli değildir.
Dosyanın içeriğine, toplanan delillere göre, Mahkemece öncelikle taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesindeki menkul malların marka ve niteliklerinin ayırt edici özellikleri bakımından karşılaştırılması, sözleşmenin halen devam ettiğini ve taksitlerin tamamlanmadığını ya da kira bedellerinin ödenip ödenmediğini tespit için davacı 3. kişi şirket ve borçlu şirketin ticari defterlerinin (açılış kapanış tasdikleri de göz önünde bulundurularak) karşılıklı olarak incelenmesi, davacı 3 kişi tarafından ödenmeyen taksitlere yönelik olarak başlatılan takibe konu alacağın kaynağı ve taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesindeki mülkiyetin geçişine ilişkin hükümler de dikkate alınarak rapor düzenlenmesinin istenmesi ve bundan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte tartışılıp değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 23.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy