MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
... A R A R
Borçlu vekili,10.09.2014 tarihli muhtırada, faiz miktarının %9 yerine %16,80 olarak hesaplandığını, bakiye borcun 79.216,88 TL olduğunun bildirildiğini, bu miktarın içinde icra vekalet ücretinin de olduğunu, yasal faizin %9'u aşacak şekilde hesaplanmasının hukuka aykırılık oluşturduğunu, ilama aykırı olarak faiz isteminde bulunulduğunu belirterek icra emrinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, İcra Müdürlüğü'nce yapılan ödemeler de dikkate alınarak dosya hesabının 04.02.2015 tarihinde yeniden gerçekleştirildiği, bakiye borç miktarının 74.339,05 TL olarak belirlendiği, yapılan hesaplamanın denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alındığı, belirtilerek şikayetin kabulüne ve 04.02.2015 tarihi itibari ile bakiye borç miktarının 74.339,05 TL olarak kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 26. maddesinde hâkimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, ancak duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebileceği, yine İİK'nun 17. maddesinde; şikayetin icra mahkemesince kabulü halinde, şikayet olunan muamelenin bozulacağı yahut düzeltileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, İcra Müdürlüğü tarafından düzenlen bakiye borç muhtırasının fazla olduğu, faiz oranlarının ilama aykırı uygulandığı gerekçesi ile şikayet başvurusunda bunulduğu halde Mahkemece, İcra Müdürlüğü işlemi, Yargıtay denetimine açık bir şekilde denetlenmeden, şikayete konu muhtıradaki miktara aynen hükmedildiği anlaşılmaktadır.,
Mahkemece, bakiye borç muhtırasının gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle denetimi sağlanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, 31.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.