MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Değer Artış Payı Alacağı
... ile ... aralarındaki değer artış payı alacağı davasının reddine dair ... .... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nden verilen ........2014 gün ve 134/822 sayılı hükmün ...'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... .... vekili, evlilik birliği içinde tarafların birlikte 159 ada ... parsel üzerinde kayıtlı evi yaptırdıklarını belirterek, mal rejiminin tasfiyesi ile TMK 227. maddesi hükmü de gözetilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ....000.00 TL değer artış payı alacağının faziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava konusu taşınmaz 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlükte olduğu ve taraflar arasındaki mal rejiminin "mal ayrılığı" olduğu ....09.2000 tarihinde edinildiğinden davacının bu taşınmazda ancak yaptığını ispat ettiği katkıyı talep edebileceği, taraflar hakkında yapılan ekonomik durum araştırmasında davacının ev hanımı olduğu ve gelirinin bulunmadığının belirlendiği, davalının ise şoför olduğu ve ortalama 1000,00 TL maaşının bulunduğu, taşınmazın boşanma öncesinde aile konutu olarak kullanıldığı, dava konusu taşınmazın 159 ada ... numaralı parselin ifrazı sonrasında oluştuğu, ilgili kayıtların incelenmesinde, taşınmazın davalı adına tespit gördüğü, taşınmazın başında yapılan keşif sırasında dinlenen davacı, evin yapımı sırasında babasından kalma miras payına mahsuben kardeşleri tarafından evin yapımında malzeme ve nakti para yardımı yapıldığını, bu paraların ve malzemelerin dava konusu eve harcandığını beyan ettiği. davacının ev yapımı sırasında çalışmıyor olması ve bir kısım beyanlarda yufka açarak gelir elde ettiği belirtilmişse de, davacının kardeşleri tarafından yapılan yardım ve davacının verdiği katkıyı ispat eder yeterli delilin sunulmadığı, davalının çalışıyor olması ve adına yapılan tespit sırasında davacının herhangi bir itirazının bulunmaması, davalı tanıklarının beyanlarının hayatın olağan akışına uygun olduğu anlaşılmakla, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki tapu kayıtları ve evrakların incelenmesinden tasfiyeye konu 159 ada ... parsel sayılı taşınmazın öncesinin 159 ada ... parsel olduğu, 09.02.2006 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında öncesi tapusuz olup davalının babası dava dışı Kazım Yıldız zilyetliğinde iken ........2005 tarihinde davalıya hibe ettiği belirtilerek davalı adına tespit ve tescil edildiği, bilahare dava dışı üçüncü bir kişi tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda bir kısmı ifrazen dava dışı kişi adına tescili ile kalan 236.... metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davalı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğindeki taraf ve tanıkların beyanı ile bilirkişi raporundan, taşınmaz üzerindeki iki katlı binanın 2004 yılında yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Öncesi davalının kişisel malı olan taşınmaz üzerindeki binanın yapımına katkıda bulunduğunu ileri süren davacının tanıklarının bir kısmı davacının yufkacı çalışarak bir kısmı ise kardeşlerinin davacıya evin yapımında malzeme temin etmek suretiyle katkıda bulunduklarını bildirmiş ise de soyut nitelikli tanık beyanlarının diğer deliller ile doğrulanmaması nedeniyle hükme esas alınmamasında isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece, taşınmaz üzerindeki binanın eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde yaptırıldığı ve davanın değer artış payı alacağı isteğine ilişkin bulunduğu göz önünde bulundurularak güçlü ve inandırıcı deliller ile katkısı kanıtlanamayan davacının davasının bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken, taşınmazın mal ayrılığı rejim döneminde edinildiği ve davanın ancak katkı payı alacağına ilişkin olabileceği belirtilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/son maddesi uyarınca davanın reddine ilişkin kararın gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz edilen ve sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle HUMK'nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince ... Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı ... gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine, 29.....2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy