MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İcra emrine itiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, icra takibine konu borcun zamanaşımına uğradığını belirterek icranın geri bırakılmasını istemiş ve ayrıca faiz itirazında da bulunarak şikayet dilekçesinde dayandığı diğer nedenlerle birlikte icra emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, şikayetin süre yönünden reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlunun takipte ilama aykırı olarak fazla faiz talep edildiği yönündeki iddiası ilama aykırılık şikayeti niteliğinde olup, bu tür şikayetler kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle süresiz olarak icra mahkemesi önüne her zaman getirilebilir (....nun 21.06.2000 tarih, 2000/12-1002 sayılı Kararı).
O halde Mahkemece, faize itirazın süreye tabi olmadığı nazara alınarak, faiz itirazının esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde süre yönünden şikayetin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 21.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy