MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararına ilişkin temyiz dilekçesinin reddine dair ... sayılı Daire ilâmının müddeti içinde tashihen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Temyize konu husus 1.600 TL'lik yargılama gideri ve vekalet ücretidir. Düzeltilmesi istenen Yargıtay ilamıyla bunda atıf yapılan mahkeme kararında yazılı gerekçeler ve dosyada mevcut belgeler karşısında karar düzeltme isteği yerinde görülmediği gibi HUMK'nun 440. maddesinde yazılı dört halden hiç birine de uymadığından İİK'nun 366. ve HUMK'nun 442. maddeleri uyarınca REDDİNE, takdiren 261,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınmasına, 57,60 TL peşin harcın red harcına mahsubu ile kalan 3,20 TL’nin karar düzeltme isteyenden alınmasına, 05.05.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
(Muhalif)
KARŞI OY
Dava, İİK'nun 99. maddesi gereğince alacaklı tarafından açılan 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkin olup, mahkemece “davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş ve davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve davalı yararına Avukatlı Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.500,00 TL vekalet ücreti takdir edilmiştir. Hüküm davacı tarafından vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden temyiz edilmiştir.
.//..
Davacı tarafın temyiz talebi, temyize konu hükmün kesinlik sınırları içerisinde bulunduğu gerekçesiyle reddedilmiş, davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Kararın verildiği 2014 yılında İcra Mahkemelerince verilen kararların temyiz edilebilmesi için temyiz konusunun değerinin 5.440,00 TL sının üzerinde bulunması gerekir. Takibe konu alacak miktarı 25.000,00 TL, davaya konu mahcuzların değeri ise 30.000,00 TL dır.
Mahkemelerden verilen nihai kararlar kural olarak temyiz edilebilirler (HMUK. md. 427/1 c. 1). Ancak nihai kararların temyiz edilebileceği mutlak değildir. İstisna olarak bazı nihai kararların temyiz edilemeyeceği kabul edilmiştir. Hangi kararların temyiz edilemeyeceğinin kanunla düzenlenmiş olması gerekir. Genel olarak değeri parayla ölçülebilen davalarda dava konusunun belli bir miktarı geçmemesi halinde verilen kararların kesin olduğu bir başka deyimle temyiz edilemeyecekleri Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'un 427/2. ve İcra İflas Kanun'un 363/1. maddesinde düzenlenmiştir. Bunun yanında bir kısım özel kanunlarda da temyiz edilemeyecek kararlarla ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Bir kararın temyiz kabiliyetini haiz bulunup bulunmadığını belirlerken davanın türü yanında temel ölçü olarak davanın miktar veya değeri esas alınır. Bu miktar belirlenirken hüküm altına alınan yargılama giderleri, vekalet ücreti ve harç gibi esas davanın konusunu oluşturmayan bölümler dikkate alınmaz. Asıl davaya ilişkin karar temyiz kabiliyetine haiz olduğuna göre, bu kararla ilgili vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de temyiz kabiliyetinin bulunduğunun kabulü gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.12.1985 tarih ve 1/673-989 sayılı kararı)
Temyize konu kararın verildiği tarih itibariyle kesinlik sınırı icra mahkemelerinde 5.440,00 TL dır. Temyize konu karar icra mahkemesi tarafından verilmiş ve davanın konusu miktar olarak kesinlik sınırları dışında olup temyiz edilebilecek kararlardandır. Durum böyleyken davacı taraf aleyhine verilen ve temyize konu edilen vekalet ücreti ve hüküm altına alınmayan yargılama giderlerinin miktar itibariyle kesinlik sınırı içerisinde kaldığı gerekçesiyle hükmün bu yönden tek başına temyiz edilemeyeceğine ilişkin değerlendirme isabetli olmamıştır.
Bu sebeple davacı tarafın karar düzeltme talebinin kabulüne, temyiz talebinin reddine ilişkin daire kararının kaldırılması ve temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. 05.05.2016
Full & Egal Universal Law Academy