MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu 477 ada 1 ve 2 parsel üzerindeki 2 katlı evin davacıya ait olduğunun tespiti ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalılardan ... vekili, davanın öncelikli olarak usulden reddini aksi halde dava konusu binayı ortak muris Hamza Başara tarafından yapıldığı iddiasıyla davanın esastan reddini savunmuştur.
Davalılardan ..., dava konusu evin babalarının salığında babalarının arazisi üzerine ortak muris Hamza Başaran tarafından emek ve parasıyla yapıldığını, aile fertlerinin ise katkıda bulunduğunu bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Davalılardan ... ve ... ise verdikleri dilekçe ile davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
Mahkemece; tanık beyanları, bilirkişi raporu ve sunulan faturalar gözönüne alınarak kimin ne ölçüde katkıda bulunduğu netlik kazanmadığından sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, yasal süresi içerisinde davacı ... Başaran vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
Yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Mahkemece; tanıklardan dava konusu muhdestın hangi tarihde kim veya kimler tarafından, kimin nam ve hesabına yapıldığı, bedelinin kim tarafından nasıl karşılandığının ayrıntısıyla sorulup belirlenmesine çalışılması beyanları arasında çelişkinin bulunması durumunda yüzleştirmek suretiyle giderilmesine çalışılması, bu yolla davacının dava konusu muhdesat kendi nam ve hesabına yaptırıp yaptırmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, bundan sonra talep hakkında karar verilmesi gerekirken, yetersiz ve eksik incelemeyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ayrıca; yargılama esnasında davacı tarafın sunduğu binanın yapımına ait dayanak belgeler ile binaya ait yapı kullanma izin belgesi, elektrik ve su faturaları ve diğer belgelerin bulundukları yerlerden istenerek davacının diğer delilleriyle birlikte değerlendirilerek binanın kim tarafından yapıldığı kesin olarak tespit edildikten sonra karar verilmesi gerekirken bunun gözardı edilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; davayı kabul eden davalıların kabul beyanları dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken tüm davalılar açısından davanın reddine karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda belirtilen nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.