MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı ... Mehmetoğlu; dava konusu 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kendisi tarafından 1966 yılından bu yana çay bahçesi olarak kullanıldığını, taşınmaza davalılar tarafından teleferik hattı geçirmek ve davacının dikmiş olduğu çayları koparmak suretiyle yapılan müdahalenin önlenmesini ve zararının tazminini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... ; herhangi bir beyanda bulunmamışlardır.
Mahkemece; dava konusu 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, Of Kadastro Mahkemesinin 2009/60 Esas sayılı dava dosyasında verdiği karar sonucunda orman vasfı ile Hazine adına tescil edildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşıldığından, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Hüküm, yasal süresi içerisinde davacı ... Mehmetoğlu tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; 103 ada 1 parsel sayılı orman vasfında Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmaza yönelik zilyetliğe dayalı el atmanın önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Dosya üzerinden ve UYAP sisteminden yapılan incelemede mahkemece, duruşma açılmaksızın dava şartı yokluğundan karar verildiği, kısa karar olmaksızın gerekçeli kararın bulunduğu, dosya içerisinde ayrı tarihli iki adet tensip ve iki adet ön inceleme tutanağı bulunduğu, fakat ön inceleme duruşması açılmadığı ve tarafların çağrılmadığı tespit edilmiştir.
Davanın niteliği gereği mahkemece, tarafların dinlenilmesi ve duruşma açılması böylece hukuki dinlenilme hakkını tanıyarak hükmünü vermesi gerekmektedir. Taraflara hukuki dinlenilme hakkının verilmesi Anayasal bir haktır. Anayasamızın 36. maddesine göre teminat altına alınan iddia ve savunma hakkı ile adil yargılanma hakkı, hukuki dinlenme hakkını da içermektedir. Yine insan Hakları Avrupa Sözleşmesinde de Hukuki dinlenilme hakkı adil yargılanma hakkı içerisinde teminat altına alınmıştır. 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesi hükmüne göre, “davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.”
Tüm bu nedenlerle duruşma açılmaksızın ve taraf beyanları alınmaksızın hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.