MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescili
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, davaya konu 1560, 1561, 1562, 3012, 3419, 3541 sayılı parsellerin 16500/215040 hissesinin ölü ... adına kayıtlı olduğunu, ...'nun 35 yıl önce öldüğünü, mirasçılarının intikal yaptırmadığını, vekil edenlerinin ve malikievvelleri ....n bu taşınmazları kadastro öncesinde ve sonrasında malik sıfatı ile kullandıklarını açıklayarak, ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile mirasçılık belgesindeki payları oranında vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ...,, ..... 7.12.2015 tarihli duruşmada davayı kabul etmediklerini beyanla davanın reddini savunmuş, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın, 3541 parsel yönünden verilen ret kararının doğru olduğu, diğer parsellere ilişkin olarak ise kabul kararı verilmesi gerekirken ret kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile Yargıtay.....Hukuk Dairesi'nin 21.4.2014 tarih ve 2013/8037 E., 2014/7757 K. sayılı ilamı ile BOZULMASI üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne dair verilen karar davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanun'un açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK'nun 713/2 maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya yirmi yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” hükmüne yer verilmiştir.
Dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre davacılar, TMK'nun 713/2 maddesindeki '' ölüm '' nedenine dayanarak eldeki davayı açmıştır.
Tapu iptali ve tescil davalarında öncelikle husumet kayıt malikine, kayıt maliki ölmüş ise saptanacak mirasçılarına yöneltilerek açılır. Davacı, eldeki davayı önce ... aleyhine açmış, daha sonra kayıt malikinin mirasçılarını davaya dahil etmiştir. Kayıt malikinin mirasçıları davada davalı olarak yer aldığına göre, davanın Hazineye yöneltilmesi doğru değildir. Kayıt malikinin mirasçılarının bulunmaması halinde ... TMK.nun 501. maddesi gereğince son mirasçısı olarak davada yer alabilir. Ne var ki, davacılar davayı açarken Hazineyi davalı göstermiştir. Mahkemece ...'ye karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi ile davalı ... yargılamada vekil ile temsil edildiğine göre, 6100 sayılı HMK'nun 331/3. maddesi ile karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesi uyarınca ... yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 13.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy