MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
İlamda hüküm altına alınan yargı giderleri ve vekalet ücreti alacağı kalemlerinin icrası istemiyle borçlular aleyhine takip başlatılmış, borçlulardan ... müşterek ve müteselsil tahsile hükmedilmediğinden, 1/3 oranında sorumlu olduğunu açıklayarak fazla istenen miktarın iptalini talep etmiş , mahkemece ilamda 3 davalı bulunduğundan eşit oranda sorumlu oldukları, icra emrinde "iş bu alacaktan herkes müşterek müteselsilen değil, mahkeme ilamına binaen hissesi oranında sorumludur" şeklindeki şerhin yeterli olmadığı, rakamsal olarak açıkça icra emrinde gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle 16.10.2014 tarihli icra emrinin iptaline borçlunun 7733.21TL vekalet ücreti ile 1697,40TL yargılama giderinden sorumlu olduğunun ve borçluların sorumlu olduğu miktarların rakamsal olarak açıkça icra emrinde yazılması gerektiğinin belirtilmesine karar verilmiştir. Hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK.nun 17. maddesinde; şikayetin İcra Mahkemesi'nce kabulü halinde, şikayet olunan muamelenin bozulacağı yahut düzeltileceği belirtilmiştir.
Somut olayda; takip dayanağı ilamda "23199,63TL vekalet ücretinin ..... dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5902.20TL'nin davalılarda.... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine" hükmedildiği, takip talebine ve icra emrine müşterek müteselsilen sorumlu olmadıkları ilamdaki, hisseleri oranında sorumlu oldukları yönünde bir açıklama yapılmış ise de; ilamda hisse oranı da belirtilmediği, icra emrinde her bir borçlunun sorumlu olduğu miktarın açıkça gösterilmediği, müştereken ve müteselsilen tahsil hükmü bulunmadığı ve ilamda üç davalı sorumlu tutulduğuna göre, takipte talep edilen alacak kalemlerinin her bir borçludan 1/3 oranında tahsilinin gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin bu yöne ilişkin kabulü doğru ise de İİK'nun 17.maddesine uygun şekilde icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken icra emrinin tümden iptali doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 08.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.