MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı
... ile .....aralarındaki dava hakkında ... 3. Aile Mahkemesi'nden verilen 26.11.2013 tarih ve 1181/1452 sayılı hükmün Daire'nin 09.12.2014 gün ve 2014/10017 Esas-2014/22102 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, evlilik birliği içinde 1991 ve 1996 yıllarında üye olunan iki adet kooperatifin gerek edinilmesi gerekse aidatların ödenmesine davacının katkıda bulunduğunu, bu taşınmazlar üzerinde 1/2 oranda hak sahibi olduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL katkı payı alacağının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, harcını da tamamladığı 18.09.2013 tarihli dilekçe ile talebini; dosyada mevcut bilirkişiler raporuyla belirlenen 266.280 TL alacağın dava tarihinden geçerli olmak koşuluyla yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsili şeklinde ıslah etmiştir.
Davalı vekili, sözü edilen kooperatif üyeliklerinin mal ayrılığı rejimi döneminde edinildiğini, davacının kooperatif üyeliğine ve aidatların ödenmesine herhangi bir katkısının bulunmadığını, davalının davacıdan daha fazla gelire sahip olduğunu, evlilik birliği çerisinde alınan bir kısım mal varlığının da davacı üzerinde kaldığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulüne, dava dilekçesinde bilahare ıslahla yapılan talepler dikkate alınarak S.S. ... Kent 91 Konut Yapı Kooperatifi hissesi sebebiyle 6.602,29 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren, 92.003,66 TL değer artış payı alacağının ise karar tarihinden geçerli olmak üzere, ayrıca S.S.... Mühendisler Konut Yapı Kooperatifi hissesi nedeniyle 59.985,62 TL katkı payı alacağının karar tarihinden geçerli olmak koşuluyla yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiş, temyiz incelemesi sonunda Dairenin 09.12.2014 tarih 2014/10017 Esas 2014/22102 Karar sayılı ilamı ile bozma sevkedilmiştir. Davalı vekili süresinde karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
Tasfiyeye konu taşınmazın kooperatif üyeliği yoluyla edinilmesi halinde, kooperatife yapılan ödemelerden ve bu ödemelerin isabet ettiği dönemlerden hareketle, mal rejiminin tasfiyesi ile eşlerin alacak miktarları belirlenir. Kooperatif ödemelerin 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 170.maddesi gereğince mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden önceki dönemde tamamlanması durumunda eşler lehine katkı payı
alacağı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 202/1. maddesi gereğince edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden sonraki dönemde tamamlanmasında ise değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacak hakkı doğabilecektir.
Kooperatif ödemelerinin bir kısmının mal ayrılığı bir kısmının da edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemlerde yapılmasında; mal ayrılığı dönemindeki ödemelere her bir eşin yaptığı katkı oranı, daha sonra geçerli olacak edinilmiş mallara katılma rejimine kişisel mal olarak geçeceği kabul edilmektedir.
Buna göre; mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde(01.01.2002 tarihine kadar) eşlerin kooperatif ödemelerine yaptıkları katkı oranı, 743 sayılı TKM, Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri ile Yargıtay ve Dairemizce kabul edilen "katkı payı alacağı" hesaplama yöntemi göz önünde bulundurularak belirlenmelidir. Kişisel mal olarak kabul edilen bu katkı oranı, 01.01.2002 tarihinden sonra geçerli olacak edinilmiş mallara katılma rejimi kurallarına göre, hesap edilecek "değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacak" miktarlarının tespitinde gözetilecektir.
Bunun için, öncelikle iddia ve savunmalar doğrultusunda kooperatif üyeliğine ve ödemelere ilişkin belgeler, eşlerin katkıda kullandıklarını ileri sürdükleri malvarlıkları(miras, ziynet, bağış vs) ile mal ayrılığı dönemine ilişkin düzenli ve sürekli gelirlerine(maaş, gündelik, kar payı vs) ilişkin belgeler bulundukları yerlerden eksiksiz olarak getirtilerek uyuşmazlığın çözümünde göz önünde bulundurulmalıdır. İhtiyaç duyulması halinde, değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır.
Somut olaya gelince; eşler, 24.08.1983 tarihinde evlenmiş, 19.07.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 24.01.2011 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1. m). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m).
Tasfiyeye konu kooperatiflerden Alacaatlı mevkiinde bulunan...lar Yapı Kooperatifinde davalıya ait üyeliğin 15.02.1999 tarihinde başladığı, ödemelerin 2010 yılına kadar devam ettiği, bu kooperatifte 44611 ada 2 parsel üzerindeki inşaat yapımına da 2010 yılında başlandığı, diğer dava konusu ... ... Yapı Kooperatifinde ise davalıya ait üyeliğin 28.02.1994 tarihinde başladığı, ödemelerin 2010 yılına kadar devam ettiği, davalıya üyeliği sebebiyle noterde çekilen kurada 43586 ada 2 parselde..... tipi 44 nolu villanın davalıya isabet ettiği, davalının da üyesi olduğu kooperatif ile müteahhit şirket arasında 09.10.1998 tarihli düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat yapımı ve satış vaadi sözleşmesi yapıldığı, villa inşaatlarının halen devam ettiği, davalıya isabet eden villa inşaatının mal rejimi sona erdiği tarih itibarıyla henüz başlamadığı2010 yılında henüz temeli atılmış durumda olduğu anlaşılmaktadır.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, tasfiyeye konu kooperatifler için 01.01.2002 öncesine isabet eden mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde her iki tarafın düzenli elde ettikleri dosyaya yansıyan gelirlerinden ve tasarruf oranlarından hareketle, TKM'nin 152.maddesi de gözetilerek katkı oranları belirlendiğine, bu döneme isabet eden kooperatif ödemelerinin toplam ödeme karşısındaki oranı dikkate alındığına, yine 01.01.2002 sonrası dönemde kooperatiflere yapılan ödemenin toplam ödemeye oranlanması ile bulunan kısmın artık değer kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından davalı vekilinin aşağıda yazılı hususlar dışındaki sair karar düzeltme itirazları yerinde görülmemiştir.
2-...lar Yapı Kooperatifi açısından, üyeliğin başladığı tarihten ödemelerin sona erdiği tarihe kadar yapılan tüm ödeme miktarının dikkate alınarak, 01.01.2002 öncesi ödenen miktarın 243 TL gibi cüzi bir değer olup bu miktarın davalı tarafından tek başına geliri ile ödeyebileceğinin kabul edilmesinde, 01.01.2002 sonrası mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar yapılan ödeme miktarının toplam ödeme karşısındaki oranının artık değer kabul edilip davacının katılma alacağına esas oranın % 27,69 olarak belirlenmesinde, bu oranın da kooperatifte mal rejimi sona erdiği tarih itibarıyla henüz inşaatlara başlanmadığı da gözetilerek karar tarihine en yakın tarih Şubat 2013 tarihindeki yapısız arsa olarak değerine etki edebilecek tüm etkenlere göre tespit edilen sürüm değeri 216.632 TL ile çarpılarak 59.985,62 TL katılma alacağı hesaplanmasında, Mahkeme tarafından da hükümde katkı payı alacağı şeklinde hatalı yazılmakla birlikte bulunan bu miktara katılma alacağı olması sebebiyle karar tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden bu kooperatifle ilgili taraf temyiz itirazlarının reddedilerek hükmün bu bölümünün onanması gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde bozma sevkedilmiş olması doğru olmamıştır. Davalı vekilinin bu kooperatifle ilgili karar düzeltme isteği yerinde olup,...lar Yapı Kooperatifi ile ilgili sevkedilen bozma ilamımızın kaldırılarak bu bölümle ilgili hükmün onanması gerekmektedir.
3- Diğer dava konusu ... ... Yapı Kooperatifine gelince; bu kooperatif yönünden de Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kooperatife üyelik tarihinden itibaren yapılan toplam ödeme miktarının belirlenmiş, 01.01.2002 öncesi dönemde taraf gelirleri, TKM'nin 152.maddesine göre katkı oranlarının bulunmuş, ayrıca bu dönemde kooperatife yapılan ödeme miktarı toplam ödemeye oranlanarak katkı oranının çarpılması gereken diğer oranın tespit edilmiş, 01.01.2002 sonrası mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar yapılan ödeme miktarının toplam ödemeye oranının ise artık değer, bunun yarısının ise katılma alacağı hesabına esas oran olduğunun dikkate alınmış olması talebin niteliği ve kooperatif üyelikleri ile ilgili az yukarıda yapılan Daire uygulamalarımızla ilgili açıklamalara uygun düşmektedir. O halde hesaplama yapılırken katkı payı alacağı için kullanılan % 24,53 ve % 14,24, katılma alacağı için ise % 37,73 oranları doğru kabul edilmelidir.
Ancak öncelikle burada takas ile ilgili davalı tarafın takas def'i olmadığı gibi; davacı üzerine kayıtlı mallarla ilgili gerekirse dava açma haklarını saklı tuttukları, bu değerlerin tarafların tasarruf oranlarının belirlenmesinde önemli oldukları bildirildiğine göre Dairenin bozma ilamında takas defi ile ilgili yazılı açıklamaların maddi hataya dayalı olduğu açıktır. Bu bakımdan davalı vekilinin takas def'ine yönelik karar düzeltme itirazları yerinde bulunmuştur.
Yine ... Yapı Kooperatifi ile ilgili hesaplamalarda her ne kadar mal rejiminin sona erdiği tarihten önce arsa payı karşılığı kooperatif tarafından inşaat sözleşmesi yapıldığı açık ise de TMK'nın 228/1 ve 235/1.maddeleri gereği tasfiyenin mal rejiminin sona erdiği tarihteki mevcut duruma göre yapılması gerektiği gözetildiğinde, eldeki davada 19.07.2008 tarihi itibarıyla henüz inşaatın başlamadığı, 2010 yılında dahi henüz temel inşaatının atıldığı gözetildiğinde bu kooperatif bakımından hesaplamada dikkate alınacak değerin villanın bitmiş haldeki değeri olması yani tamamlanmış durumdaki değer olması mümkün değildir. Ancak Mahkemenin bu kooperatifin özellikli durumunu dikkate almaksızın davalıya ait hisse miktarlarının sadece yapısız arsa olarak değerlendirilmesi sonucu belirlenen değerlerin katkı payı ve katılma alacağı hesabında kullanılması da hatalı olmuştur.
Mahkemece bu durumda yapılması gereken iş; ... Yapı kooperatifindeki davalı üyeliğinin devamı sırasında kooperatif tarafından 09.10.1998 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmış olması; bu sözleşme gereği kooperatife ait diğer bir kısım parsellerde villa inşaatlarının yapımının tamamlanması, yine davalının üyeliği karşılığı olan 43586 ada 2 parselde de davalıya ait villanın inşaatına henüz başlamamakla beraber, bir kısım villa inşaatlarının boşanma dava tarihi öncesinde başlamış olması, gözönüne
alındığında; alacak hesabının, talebe konu edilen taşınmazın sadece arsa niteliği üzerinden hesaplanmasının yasaya ve hakkaniyete aykırı sonuç doğuracağı açıktır. Bu bakımdan; anılan inşaat sözleşmenin yapılmasının dahi değer açısından objektif bir değer artışı oluşturduğu gözetilerek; 43586 ada 2 parselde davalıya isabet eden 112/10000 arsa payından hareketle, arsa değeri, objektif değer artışı da dikkate alınarak dava tarihi ve bozma sonrası yeni karar tarihi itibarıyla payın piyasa sürüm değerinin konusunda uzman ve daha önce dinlenen bilirkişiler dışında inşaat mühendisi ve emlak bilirkişilerinden oluşturulacak üç kişilik yeni bir bilirkişi kurulu aracılığı ile tespit edilmesi, belirlenecek bu değerlerden hareketle yukarıda isabetli olduğu belirtilen oranlara göre davacının katkı payı ve katılma alacağının hesaplanması gerekir. Diğer yandan verilecek hükümde, taleple bağlılık kuralı (HMK.m.26) ve varsa taraflar lehine oluşmuş usulü kazanılmış hak durumu da gözönüne alınmalıdır. Davalı vekilinin karar düzeltme isteği bu bakımdan da yerinde görülmüş ve bu hususa yönelik karar düzeltme talebinin de kabulüne karar verilmiş; mahkeme hükmünün bu yöne ilişkin olarak bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde gösterilen sebepler ve gerekçelerle HUMK. 440-442 maddeleri uyarınca davalı vekilinin karar düzeltme isteği kısmen yerinde olduğundan kabulü ile Dairemizin 09.12.2014 tarih ve 2014/10017 Esas, 2014/22102 Karar sayılı bozma kararının bu hususlara yönelik olarak ortadan kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün... Mühendisler Konut yapı Kooperatifi ile ilgili bölümü yönünden yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle ONANMASINA, hükmün ... Konut Yapı Kooperatifi ile ilgili bölümünün ise yukarıda (3) nolu bentte yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer karar düzeltme taleplerinin ise yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE, yasa gereğince aynı mahkeme ilamı ile ilgili bir defadan fazla karar düzeltme isteğinde bulunulamayacağından ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 57,60 TL peşin harcın istek halinde davalıya iadesine 01.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy