MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili; ... ili, ...ı ilçesi, ... mevkii... parselde kayıtlı bulunan gayrımenkul üzerindeki muhdesatın davacılara ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davaya konu binanın belediyece onaylanan projesi ile binanın arasında imar durumu bakımından hiçbir bir uyum bulunmadığı, yapı ruhsatına göre 3 katlı, 2 dükkan ve 4 meskenden oluşan bir bina bulunması gerektiği halde keşifte ortaya çıkan durumda 3 katlı ve 3 daireden ibaret bir binanın bulunduğu, Belediyece onaylanan proje üzerinde malik olarak ...'un adı geçtiği anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
Mahkemece Belediyece onaylanan proje üzerinde malik olarak davalı ...'un adı geçtiği ve davacının davasını ispat edemediği görüşünden hareketle davanın reddine karar verilmiş ise de davalılar vekilinin 11.02.2014 hakim havale tarihli bilirkişi raporlarına itiraza ait beyan dilekçesinde tarafların ortaklaşa inşa etmek üzere anlaştıkları ve buna göre projesini oluşturdukları yapının hiçbir zaman inşa edilmediği ikrar edildiğine göre, belediyece onaylanan projenin dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesata ait olmadığı kabul edilmelidir.
Taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık, sonradan yapıldığı anlaşılan taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı ve 3 daireden ibaret binanın kim tarafından yapıldığına ilişkindir.
Uyuşmazlık muhdesatın tespiti isteğine ilişkin olup, açılan bu davayla taşınmaz üzerinde bulunan yapıların kim tarafından yapıldığının tespiti amaçlanmıştır. Tespit hükmünün verilebilmesi için de, iddia konusu muhdesatların kim tarafından yapıldığının tereddüde yer vermeyecek şekilde kanıtlanmış olması gerekir. Başka bir anlatımla taşınmaz üzerindeki muhdesatın kim veya kimler tarafından hangi gelirler ile kimin adına ve hesabına yaptırıldığının açık bir şekilde kanıtlanması gerekir.
Somut olayda 12.12.2013 tarihinde yapılan keşif sırasında davacı tanıklarının birbirini tamamlayan beyanlarına göre üç katlı binanın davacı ... ve dava dış... tarafından yaptırılarak bedellerinin de yine davacı ... ile dava dışı ...tarafından ödendiği kanıtlandığına göre, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uymayan farklı gerekçelerle usul ve yasaya aykırı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, 06.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy