MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak
... ile ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının reddine dair .... Aile Mahkemesi'nden verilen 16.10.2014 gün ve 829/829 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, ölüm nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile tapu iptal-tescil, bu istemin reddi halinde alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 300 ada 3 parselde kayıtlı taşınmaza katkı iddiasının ispatlanamadığı, davacı vekilinin diğer taşınmaz ve araca yönelik taleplerinden de feragat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından dava konusu 300 ada 3 parselde kayıtlı taşınmaz ile ilgili olarak temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, sağ eş tarafından, diğer mirasçıya karşı açılan ölüme bağlı mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar davacının dava konusu 300 ada 3 parselde kayıtlı taşınmaza katkı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya içeriğine, toplanan delillere, tanık ifadelerine göre davacı kadının 1960'lı yılların başından beri düzenli ve sürekli olarak profesyonel terzilik yaptığı ve gelir elde ettiği anlaşılmıştır. Davacının elde ettiği gelirinden yaptığı tasarrufla kendi adına bir mal edindiği ileri sürülüp ispat edilmediğine göre davalı adına kayıtlı taşınmazın edinilmesine katkı yaptığının kabulü gerekir. Davacının geliri ve tasarruf miktarı ile katkı oranı kesin olarak tespit edilemediğine göre, dava konusu taşınmazın ilk edinme tarihine ilişkin tapu kaydı ve mal rejiminin sona erdiği miras bırakanın ölüm tarihindeki niteliği belirlenerek davacı lehine makul ve hakkaniyete uygun katkı payı alacağına hükmedilmesi gerekirken dosya içeriğine uygun düşmeyen delillerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy