MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı-birleşen davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Asıl davada davacı ... vekili, TMK 'nun 713/2 maddesinde yer alan ölüm hukuki sebebine dayalı olarak dava konusu 4025 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiş, birleşen dava ile davalı ... vekili davalı ...'ın dava konusu taşınmaza müdahalesinin menine, binanın kaline ve taşınmazın teslimine karar verilmesini istemiştir.
Davalı-birleşen davacı vekili asıl davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davacı- birleşen davalı birleşen davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davacı lehine TMK 713/2 maddesinde belirtilen koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 4025 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, bu dava ile birleşen müdahalenin meni ve binanın kaline ilişkin davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı-birleşen davanın davacısı olan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek davanın kabulüne karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı- birleşen davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Dava, TMK'nun 713/2 maddesinde yazılı ölüm nedenine dayalı iptal ve tescil davasıdır. TMK'nun 713/2. maddesindeki yollama nedeniyle bu tür davaların aynı maddenin diğer fıkralarında yazılı koşullara tabi olması gerektiği sonucuna ulaşılır. Aynı maddenin 3. fıkrasındaki "tescil davası" sözcüğünün 1. ve 2. fıkraya göre açılacak davaları kapsadığının kabulü gerekir. (Yargıtay HGK.nun 17.02.2010 tarih, 2010/8-58 Esas, 2010/78 Karar, M.R.Karahasan - İ. Özmen, Zilyetlik-Tescil-Tapu İptali Davaları, 1983-Sh; 1451). Buna göre gerek yasal hasım durumunda bulunan Hazine ve diğer kamu tüzel kişileri ve gerekse iptal ve tescil isteği nedeniyle davada taraf durumunu almış bulunan kayıt malikinin mirasçıları davalılar harç, avukatlık ücreti ve diğer yargılama giderlerinden sorumlu tutulamazlar. Eksik harcın davacıdan alınmasına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Mahkemece; bu husus gözden kaçırılarak harç, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalı-birleşen davacı vekilin temyiz itirazları bu yönden yerinde olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmekteyse de; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir (6100 sayılı HMK'nun 304. maddesi -1086 sayılı HUMK'nun 438/7. fıkrası)
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davacı vekilinin esasa yönelen temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün 1-b, 1-c ve 1-d fıkralarında yazılı “...bakiye kalan 2.583,42 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, ...AAÜT gereğince belirlenen 5.811,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ....3.048,86 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.." ilişkin bölümlerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, bunun yerine “... bakiye kalan 2.583,42 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davanın niteliği gereği davacı lehine avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına” ibarelerinin yazılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HMK'nun 304. maddesi (1086 sayılı HUMK'nun 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.