MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katkı Payı ve Katılma Alacağı
... ile ... aralarındaki katkı payı ve katılma alacağı davasının karar verilmesine yer olmadığına dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 2... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde edinilen taşınmazlar nedeniyle 10.000,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki boşanma davasının derdest olduğu, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 225.maddesine göre; mal rejimi, eşlerden birinin ölümüyle, başka bir mal rejiminin kabulüyle, mahkemece boşanmaya, evliliğin iptaline veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesiyle sona erer. Yargıtay'ın ve Dairemizin sapmaksızın devam eden uygulamalarına göre, mal rejiminin tasfiyesi ile alacak hakkında bir karar verilmesi için eşler aralarındaki mal rejiminin sona ermesi gerekir. Başka bir anlatımla, şahsi hak niteliğindeki mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkının dava konusu yapılabilmesi için muaccel(istenebilir) hale gelmesi gerekir, bu da mal rejiminin sona ermesi ile gerçekleşir.
Mal rejiminin sona ermesi, mal rejiminin tasfiyesiyle katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı davalarının görülebilirlik ön koşuludur. Mal rejimini sona erdiren boşanma davasının derdest olduğunun anlaşılması durumunda usul ekonomisi gereğince (6100 s.lı HMK'nun m. 30) bekletici mesele yapılmalıdır,
Tasfiye davasında, mal rejiminin sona ermemiş ve sona erdirecek davanın da henüz açılmamış olduğunun anlaşılması durumunda ise davanın görülebilirlik ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; UYAP'tan yapılan incelemeye göre, taraflar arasındaki ... 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nin ... sayılı boşanma dava dosyasında ... tarihinde karar verildiği, kararın Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin
-//-
onama kararı üzerine ... tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece yapılacak iş, yargılamaya kalındığı yerden devam ederek, iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, boşanma dava dosyasının neticesi bekletici mesele yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; bozma sebebine göre, davalının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya, 25,20 TL peşin harcın da istek halinde davacıya iadesine, 05.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy