MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili, asıl davada, müvekkili belediye aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle yapılan haciz işlemlerinin 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 6. maddenin son fıkrasına aykırı olduğunu, haczin iptalini talep etmiş, birleşen dava ile müvekkili Borçlu ... Belediyesi'nin ....Büyükşehir Belediyesi uhdesinde olan alacaklarına uygulanan haciz işlemlerinin 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesine ve İİK 82/1 maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile haczin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davada şikayetin kabulü ile hacizlerin fekkine, birleşen davada, konusuz kalan şikayetin esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen kararın, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 23/01/2014 tarih, 2013/13466 Esas ve 2014/1053 Karar sayılı kararı ile asıl dava yönünden 6487 sayılı Yasa gereği şikayetin reddine, birleşen dava yönünden ise; borçlu vekilinin ileri sürdüğü şikayet nedenleri kapsamında değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyularak asıl dava da şikayetin reddine, birleşen davada ise, 6552 sayılı Yasa ile 5393 sayılı Yasa'nın 15. maddesinde yapılan değişiklik nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
11.09.2014 tarihli 29116 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 121. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu 15. maddenin son fıkrasına "İcra dairesince haciz kararı alınmadan önce belediyeden borca yeter miktarda haczedilebilecek mal gösterilmesi istenir ve haciz işlemi sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanır. On gün içinde yeterli mal beyan edilmemesi durumunda yapılacak haciz işlemi alacak miktarını aşacak veya kamu hizmetini aksatacak şekilde yapılamaz" hükmü eklenmiş ise de, Anayasa Mahkemesi’nin 17/6/2015 tarihli ve E.: 2014/194, K.: 2015/55 sayılı Kararı ile Birinci cümledeki “ve haciz işlemi sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanır.” ve son cümlesindeki “veya kamu hizmetini aksatacak” ifadeleri iptal edilmiştir.
Yine aynı Yasa'nın 123. maddesi ile 5393 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddede “15'inci maddenin son fıkrası hükümleri, devam eden her türlü icra takipleri hakkında da uygulanır. Bu maddenin yürürlük tarihinden önce yapılmış icra takipleri gereğince konulan tüm hacizler, söz konusu fıkra hükümleri dikkate alınarak kaldırılır.” hükmü ise Anayasa Mahkemesi’nin 17/6/2015 tarihli ve E.: 2014/194, K.: 2015/55 sayılı Kararı ile iptal edilerek yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu durumda Geçici 8. maddenin iptal edilmesi ile 6552 sayılı Yasa hükümlerinin sadece Yasa'nın yürürlüğe girdiği 11.09.2014 tarihinden sonra başlatılan icra takiplerinde uygulanabileceğinin kabulü gerekir.
O halde icra takibinin 6552 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihi olan 11.09.2014 tarihinden sonra başlatılmış olması halinde; 5393 sayılı Kanunun 15/son fıkrasına eklenen ve iptal edilmeyen “İcra dairesince haciz kararı alınmadan önce belediyeden borca yeter miktarda haczedilebilecek mal gösterilmesi istenir” hükmü gereğince öncelikle İcra Dairesi'nce bu işlemin yerine getirilmesi, 10 gün içinde mal beyanında bulunulmaması veya gösterilen malların alacağı karşılamaması halinde ise diğer mallar üzerinde haciz uygulanması talebinin, yerine getirileceğinin, icra takibinin 6552 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihi olan 11.09.2014 tarihinden önce olması halinde ise; 6552 sayılı Yasa ile 15/son maddesine eklenen yukarıdaki fıkra hükmünün uygulanamayacağının kabulü gerekir.
Somut olayda; takip tarihi 13.02.2013 olup 6552 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihinden önce olduğundan 6552 sayılı Yasa ile 5393 sayılı Yasa'nın 15/son maddesine eklenen ek fıkra hükümlerinin uygulanamayacağının kabulü gerekir. Bu durumda birleşen dosyada İİK.nun 82/1 ve 5393 sayılı Yasa'nın 15. maddelerine göre de haczedilmezlik şikayetinde bulunulduğu nazara alınarak, bu şikayet nedenleri kapsamında değerlendirme yapılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 12.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy